Kitap Okur

Kitap Okur
@Kitap_Okur_
"Bir kitapta altını çizdiğimiz yerler, doğrudan doğruya bize hitap eden yerler değil midir?"
"Ben hiçbir zaman başkalarının zevkine ortak olmadım. Ya katı bir duygu, ya mutsuzluk duygusu engel oldu bana. Yaşam derdi, yaşam güçlüğü. Bütün sorunların içinde en önemlisi insanlarla uğraşmak. Kokuşmuş toplumun şerri, yiyecek giyecek belası, bunların hepsi, durmadan gerçek varlığımızın uyanmasına engel oluyorlar. Vaktiyle onların arasına karışmıştım; baktım, soytarıyı dönmüşüm. Adına zevk dedikleri her şeyi denedim; gördüm ki başkalarının zevki bana yaramıyor. Her yerde, her zaman yabancı olduğumu hissettim. Diğer insanlarla aramda en ufak bir ilgi dahi yoktu."
Sayfa 80
Edebiyat
Reklam
"Dünyanın ve tüm insanların zulmüne, adaletsizliğine karşı dile getirilemeyen bir kin, bir nefret duydu kendinde. Onu bu halde, bu kılıkta dünyaya getirdikleri için belli belirsiz bir kin duydu annesine, babasına karşı. Hiç dünyaya gelmemiş olsaydı, böyle şeylerle karşılaşmayacaktı."
Sayfa 34
Edebiyat
Yaşamın kazandırdığı acı tecrübeler insanlara karşı bir tür nefret ve bezginlik duygusu yaratmıştı onda. İnsanlarla işi varken takındığı soğukkanlı tavır savunma aracıydı. Bir de, ayağına çan bağladığı eğitimli bir kekliği vardı. Kekliğe göz kulak olsun diye bir cılız köpek edinmiştir. Boş zamanlarında can yoldaşı olmuşlardı ona. İnsanların hile hurda dolu dünyasından hayvanların içten, kayıtsız ve çocukça dünyalarına sığınmıştı adeta. Hayatı boyunca mahrum kaldığı şefkati, sade duyguları onların ilgisinde, ülfetinde arıyordu."
Sayfa 31
Edebiyat
Emperyalizm
Moskova'da, Devrim Müzesi'nde asılı bir sözünde şöyle bir şey diyordu Lenin: "Uluslararası dünya devrimi, emperyalist ülkelerin, tüm dünyadaki ulusal kurtuluş savaşlarıyla metropollerine kovulmalarından sonra gerçekleşebilecek gibi görünüyor. Çelişkili de olsa tarihin gerçeği bu!" Beyaz Saray'ın ünlü teorisyeni, Polonyalı Brezinsky, "Dünyamızı tehdit eden en büyük tehlike milliyetçilik duygularıdır." sözünü boşuna söylemiyor demek! Yıkılıp giden hiçbir sınıfın diretmeden boynunu ipe uzattığını tarih yazmıyor. Tarihin en karanlık egemen sınıfı, kapitalist emperyalizm, "benden sonra Tufan!" kafasıyla insanlığı bir anda yok edebilecek nükleer silah gücüyle donanımlı bugün. Tüm devrimci atılımlar karşı ağırlığını en gözü kara biçimde koyuyor, aslında çelişkilerini bileyerek mezarını kazan bilimsel, teknolojik her türden gelişmeyi, yaşamını uzatmak için en incesinden kullanmayı beceriyor şimdilik. Dünya dolar saltanatının başkenti Amerika'daki, kompütür programları düzenler gibi, dünyayı elinde tutma yolu olarak cinsellikten dinselliğe her türden en yüksek düzeyde saptırıcı öğrettiler, kof ama çekici düşünce-sanat-edebiyat akımları üretiliyor bugün. Tüm medya olanaklarıyla kozmopolit bir evrensellik içinde yeryüzüne sürülen bu ağılı kültürün de bayıltıcı etkisiyle sınıflararası savaş uyutulmaya çalışılıyor, kişiler, kurumlar satın alınıyor, ulusal kurtuluş kavgası yürüten ülkelerdeki kimi sınıflar, katmanlarla çıkar bağları güçlendiriliyor; bir terslik çıktı mı da, ortalık hiç acımaksızın gizli, açık kana bulanıyor. Bunun en somut, en acı örneklerini gene kendi ülkemizde görüyor, yaşıyoruz. Gerçek vatanseverler vatan haini sayılıp öldürülüyor, ülkemizi yabancılara, Amerikalılara haraç mezat devredenler vatansever diye dolaşıyor bugün Türkiye'mizde. Emperyalizmin tüm
Sayfa 132
Siyaset