Çünkü insan iktidarın dayattığı anlayışa boyun eğmeyi reddederken,aslında kendi içsel ahlakına itaat etmektedir.Kalabalıkların ya da onları teslim eden iktidarın gücüne "Hayır"demeyi başaran kişi,insan olmanın en temel yasasına,yani vicdanına,teslim olmaktadır.
Tam olarak 10 Aralık 2018 tarihinde bu kitabı okumuşum.Geçmişe dönüp bakabileceğim bir sayfam var diye şükrettim.O zamanlar çok itinayla verilen aile şablonuna baka baka tüm haritayı takip ederek okudum.Aynı Anna Karenina gibi ikisi de beni çok yoran ama bu zamandaki benliğimde yer etmiş eserler.
Bugün ise uyarlanmış dizisini bitirdim.Uyarlamanın görsel şölenle bize sunumu çok başarılı buldum.Eski bir dostu ziyaret etmek gibiydi.Sadece benim gözüme batan Rebecca'nın toprak yemesi,bunu sürekli yaptırdılar karaktere, en küçük depresyona girmesi bile yetti toprak yemesine..Oysa Rebecca "duvarı kazıyordu tırnaklarıyla" ve duvardan gelen kireci yiyordu.Bunu ise sürekli yapmıyor.Bir küçükken eve dahil olduğunda görüyoruz.Ve yaşlandığında ölüme kadar bu süreci yaşıyordu.Kuşkusuz hepsinin apayrı yolculukları vardı.Ama Ursula bir anne olarak beni hep etkilemiştir.Ona hayranlığım kat be kat daha arttı bu deneyimle..Kitabı da diziyi de öneririm.