Yaso'nunkitapları

Puan vermedi·95 syf.··
2019 23. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2019 20:51
"Dünyanın Çivisi" Sel yayınları'ndan çıkan 95 sayfalık çağdaş hikaye-öykü katogorisine koyabileceğiniz 3 temel öyküden oluşuyor . Kitabın içerisindeki bazı hikayeleri daha ilgiyle okudum,ilk hikaye "Fotoşop " bu hikâye devletin köye oyun parkı kurmasıyla başlıyor, köyde parkın sefasını sürebilecek tek bir tane çocuk olması devleti kızdırıyor .Çocuk ise kendine parkta oynayacak arkadaş bulamıyor .Park çocuklara eğlence olamadan çürümeye terk ediliyor tabi bu kadar basit bir öykü değil içerisinde toplumsal mesajlara yer verilmiş. Sevdim . 2.hikaye "Hıp ,Tuttum Dilimi" kitabın en zayıf hikayesiydi .Burada anlatmak istediği söylemek isteyip de faklı nedenlerden dolayı bazen ertelediğimiz ,bazen boşverdiğimiz ,bazen de karşımızdaki kişilere ne kadar anlatsakta "boş "olacağına inandığımız SÖYLEYEMEDİĞİMİZ HERŞEY için Hıp ,tutuyoruz dilimizi .Bazen de susmak en iyisi olabiliyor , ya da en iyi cevap 3.Hikaye "Sol Kolumun Hikayesi " bu hikaye biraz daha öykümsü ,hayal gerçek arası gidip gelen paragraflar barındırıyor .Bu hikaye diğerlerine göre biraz daha durup düşündürücüydü hatta kitabın en iyi Kitabın sonunda ise " Su Üçlemesi " başlık adında üçe ayrılıyor . Dünyanın Mührü ,Dünyanın Çivisi ,Dünyanın Sonu hikayelerin çıkış noktası ve karakterlerin akıbeti ile sonlanıyor .3 ayrı karakterin nasıl buluştuğu öykülerin çıkış noktalarına değinerek sonlandırmış .Ben yazarı ilk kez okudum ,sanırım bu tarz basit dilde anlatılmış türk filmi tadında öyküleri çok sevemiyorum.Tabi bu benim çağdaş öyküler dalında seçici olmamdan kaynaklı olabilir.Veya ben romanları daha çok seviyor da olabilirim. Öyküleri hikaye tadında kitap severler bu kitabı benden daha çok sevebilirler . Kitapla ve sevgiyle kalınız .
Dünyanın ÇivisiM. Özgür Mutlu · Sel Yayıncılık · 201892 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·531 syf.··
2019 21. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2019 13:45
#Kitapyorumum #KinyasveKayra #HakanGünday Meğer bizimde Bkowski ayarında bir yeraltı edebiyatı üstadımız varmış .Hakan Günday'ın ilk yazdığı romanı Kinyas ve Kayra ve benim bu zamana kadar kitaplığında bunca zaman neden beklettiğime dair pişmanlığım olan kitap...Kitap 3 cilt tek kitap olarak çıkmış 1.kitap Kinyas , Kayra ve Hayat 2.kitap Kayra'nın Yolu 3.kitap Kinya'sın Yolu. İlk kitabın giriş bölümü kapısında 17 numara yazan bir daireye girer girmez bir birlerine silah dayayıp yaşadıkları yazmalarını isteyen iki arkadaşla tanışıyorsunuz .İlk önce Kinyas Kayran'nın kafasına silahı dayayıp YAZ diyor ... "Bak Kayra ,biz herkes olduk kendimize en büyük acıları ve zevkleri tattırdık.Ve artık ölüyoruz .Bunu fark etmiyor musun ?En yukarıdan aşağıya düşüyoruz .Ve yeri öpmemize az kaldı .Başladığımız yere dönmeden yani sermayemizde ve hafızamızda sadece ismimiz kalmadan hatırladıklarımızı yazacaksın .Hayatın suyunu içtikten sonra bir gün işememiş gerecekti .Ve zihinlerimiz ölmeden önce bunu yapacağız .İnsanlığımızı ,ahlâkımızı,dünyayı çok uzun zaman önce yok ettik ."Şimdi sıra anılarımızda ve hayallerimizde ." Ve böylece 8 yıl boyunca birlikte yaşadıkları tüm maceraları (bana göre iğrençlik ) anlatmaya başlıyorlar . Kinyas ve Kayra iki arkadaşlar farklı bir arkadaşlıkları var hiç sohbet etmiyor ve konuşmuyorlar birbirleri ile bizim bildiğimiz dert ortağı türü bir dostluk veya arkadaşlıkları yok .Bu iki kafadar dünyaya kafa tutuyor ,toplum kurallarına aykırı yaşam tarzı sürdürüyorlar. Tecavüz ,gasp , göz kırpmadan insan öldürme ,silah kaçakçılığı, uyuşturucu ,alkolizim, bu iki karakterde insan olma vasıflarına aykırı ne varsa hepsi mevcut üstelik bu kadar kötülüğü yaparken tek bir amaçları var bedenlerini sağlam tutup zihinsel ölümlerini gerçekleştirebilmek
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma
9/10
·296 syf.··
2019 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2019 16:21
#Kitapyorumum #MarvLevy #DönmekMümkünOlsa Merhabalar ,bir kitabı daha keyifle sonlandırmamın mutluluğu tarif edilemez ...Öncelikle sevdiğim yazarlar arasına an itibariyle Marc Levy katıldi ve diğer kitaplarını temin edip okuyacağım .Yazarı çok sevdim, anlatım diline ince ve zekice esprilere yer veren iyi bir yazar. Marc Levy'in bu romanı 49 dile çevrilmiş ve dünyada en çok okunan Fransız yazar olarak okurların gönlünde taht kurmuş .Benimde öyle :))) Okurken ilk sayfalar size sıkıcı gelebilir bir cinayetle başlıyor fakat kitabın gidiş hattı bir anda değişip sizi karmakarışık bir hikaye içine sürükleyiveriyor. The New York Times de başarılı bir muhabir olan Andrew iş arkadaşları tarafından hayli kıskanılan bir çalışan . Andrew bir gün çoocukluk aşkı Valerie ile karşılaşır ve evlenme kararı alırlar evlilik hazırlıkları devam ederken Andrew barda bir kadınla karşılaşıyor ve aşık oluyor buna rağmen çocukluk aşkı Valerie'ye ihanet edemiyor evlendiği ilk gece de dayanamayıp herşeyi anlatıyor ve ayrılıyorlar .Öte yandan Andrew'in mesleki hayatıda karmakarışık bir halde . Yazıişleri müdürü Olive Stern Çin'nin Hunan eyaletinde yapılan çocuk kaçakçılığının ayrıntılarını ortaya çıkartmasını istiyor .Andew kaçırılan çocukların aileleri hakkında araştırma yapıyor sonucu Arjantin ve Çin arasında askeri cunta darbesine dayanıyor . Arjantin halkına 10 yıl boyunca işkence edip kamplarda pis koşullarda kadınlara doğum yaptırıp bebeklere el koyuyor ve sonra bu kadın ve erkekleri uçaklarla okyanusa canlı canlı atıyorlar .İmha edilen ailelerin çocukları Çin'de Amerikalı ailelere evlatlık veriliyor .Evlât edinen aileler bu ahlaksızlığı asla bilmiyorlar .Andrew konu hakkında ilk makalesini yayınladığında büyük ilgi görüyor (Andrew'un araştırmalarına an an şahit oluyorsunuz ve
Dönmek Mümkün OlsaMarc Levy · Can Yayınları · 2013599 okunma
Puan vermedi·200 syf.··
2019 16. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Temmuz 2019 23:14
#KeşkeGerçekOlsa #MarcLevy Bir kitabın daha sonu ...Öncelikle kitabı rafımdan aldığımda böyle bir hikayeyle karşılacağımı hiç düşünmemiştim .Hikaye Lauren adında doktorun talihsiz bir trafik kazası geçirmesiyle başlıyor ekip arkadaşlarının tüm uğraşlarına rağmen koma haline giriyor . Beyin ölümü gerçekleşmiş fakat kalbi atmaya devam ediyor. Lauren'ın bedeni hastanede aylarca kıpırtısız yatıyor , hastane odasında koma halindeyken etrafındaki tüm sesleri işitiyor . Lauren herkesi duyuyor fakat bedenini hareket ettirip yaşadığını kanıtlayamıyor.Lauren düşünme gücüyle hastanede istediği bölüme kendini ışınlayabildiğini fark ediyor hatta hızını alamayıp kendi evine gidiyor Lauren artık görünmez bir ruhtur 🤭(Bedeni hala koma halinde) Ancak evi artık ona ait değil çünkü annesi Arthur adında genç bir mimara kiralıyor .Olay örgüsü bundan sonra bambaşka bir hal alıyor.Komik olayların yaşanmasına ,diyalogların güzünüzde gülümseye sebep olacak dereceye geliyor. Tabi araya harika bir aşk giriyor ama bu esnada doktorlar ve Lauren'ın annesi aylardır komadan çıkamayan bedeni huzura kavuşturmayı planlıyor.Bundan sonrada aşk yer yer komik olaylara bir o kadarda hüzünlü durumlara yol açıyor .Lauren ve Arthur bedeni korumanın yollarını arıyor ...Bedeni hastaneden kaçırırlarsa neler olur . Sizce bu aşk nasıl sonlanır ? Böylesine güzel bir aşk ,Lauran'in hastahane odasında bedeni olmadan malesef devam edemeyecek ...Sizce bu hikayenin sonu ne olmuştur ??? Tabi ki kendiniz okuyup öğreneceksiniz . Bundan sonrasını anlatmak okumayanlar için hüsran olabilir . Kitabın devamını şiddetle merak ediyorum .Kitap bizim yerli dizi Ruhsar'ı hatırlattı hatta bence bu kitaptan minnak esinlenmiş ,ilham kaynağı olma ihtimalı var mı acaba ? Kitabın filmini de izleyeceğim ama önce devam kitabını okumak
Edebiyat
Keşke Gerçek OlsaMarc Levy · Can Yayınları · 20171,181 okunma
10/10
·299 syf.··
2017 77. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2017 17:27
Son zamanlarda okuduğum anlatım dilini akıcı bulduğum ,betimlemelerin içinde kaybolduğum harika bir kitaptı Leyl .Jale Demirdöğen'in ilk okuduğum kitabıydı ve okumakta geç kaldığımı düşündüğüm bir yazar olarak hemen harekete geçtim ." Hayal "ve "Kan Ağacı" kitaplarını sipariş verdim bile Kitabın konusuna baktığınızda basit bir kurgu fakat yazar öyle güzel anlatmış ki okumuyor adeta yaşıyorsunuz hikayeyi .İstanbul ve Cunda adası aradında geçen bir garip öykü .Şiir'e aşık bir şair Rauf Karaatlı, her yazdığı dize onun hayatından bir kesit...şaire aşık bir kadın Mitsa , onun hayati ise bu dizeleri çözmeye adanmış .İkiside evli farklı hayatlara mahküm olmuş iki insan .Hayat onları şiir dizelerinde birleştirip aşk cennetine atmış ...eşleri ve çocukları ise bu aşka tanıklık ettikce kin , öfke, nefret etraflarına gölge gibi düşer .Yıllarca süren bu aşkın en madurları ise Mitsa'nın kızı Gece Rauf'un oğlu Rüzgar oluyor .Gece annesinin sevgisinden mahrum büyüyor Rüzgar ise babasının ilgisinden . Sonrası ise sırlarla dolu gizemlerle yüklü koskoca bir ada kalır geriye . Cunda adasına çalınan çocukluklarının gençliklerinin mahrum kaldıkları sevginin intikamını almaya gelen iki genç bedelini çok acı ödüyor . Kitapta betimlemeler uzun fakat her satırı buram buram edebiyat buram buram kalite kokan cümlelerle bezeli .İçindeki şiirler ayrı güzel .Anlatım enfes velhasıl ben kitaba bayıldım .İlk sayfadan son sayfaya kadar merakla okudum . "Biz de onu en zoruna hazırlarız." Leyl Suresi 10. Ayet Şairler de pek uyumaz. Onlar da çoğunlukla gece çalışır; tıpkı katiller gibi. Aradaki fark, iş başındayken yorulan bir şairin uykuya dalma özgürlüğü varken, katilin böyle bir özgürlüğünün olmamasıdır. Katil, gecenin çökmesini ve rüzgârın esmesini bekler. Herkes uykuya daldıktan sonra
LeylJale Demirdöğen · Nemesis Kitap · 201570 okunma