Bir süre yaşadığımız her yer ancak oraya vedalaştıktan sonra hafızamızda biçim kazanır ve hiç değişmeyen bir imgeye dönüşür. Orada bulunduğumuz ve herşey gözümüzün önünce olduğu sürece tesadüfi yada kalıcı şeylere aynı önemi atfederiz,gereksiz ayrıntılar çok sonra silinir gider. Hafızamızda sadece hatırlanmaya değer olanlar kalır;öyle olmasaydı,hayatımızın tek bir yoluna bile korkmadan,gözümüz kavramadan bakamazdık!
Ormanlar ve korularda halklar ve aileler halinde yaşayan ağaçlara hayranım ben. Tek başına duran ağaçlara daha da hayranım,yalnız insanlar gibidir onlar. Şu veya bu zaaftan ötürü sıvışıp giden münzeviler gibi değil,yalnızlaşmış büyük insanlar gibi,Beethoven ve Nietzsche gibidirler.