Kitap, Aleksandr Petroviç Goryançikov'un sürgün yıllarındaki anılarını anlatmakta ama benim inceleme olarak yazacağım kısım karakterden çok Dostoyevski hakkında olacak . Dostoyevski bilindiği üzere idama götürülüp son anda affedilmiş akabinde 4 yıl boyunca kürek cezası çekmiş biri. Çoğu yerde Travmatik bellekten yararlandığını görüyoruz . Bu da o dönemde kalem kağıdın yasak olması ve sadece gözlemlerini yazabiliyor olmasından olmalı . Dostoyevski sistemi eleştirmiş olup aslında insanı suçluya dönüştüren bir öğütücü olarak nitelendiriyor ve bunun üzerine inanılmaz tespitleri var gerçekten . Dikkatimi çeken bir diğer yön ise kitapta karakterlerin beddua için "Türklerin kılıcı boynuna insin" gibi söylemleri ile Türk düşmanlığını dile getirdiği yerler ve akabinde koyu bir Hıristiyan olduğunu bir kez daha anladığım söylemleri...
Kitap umudu aynı zamanda umutsuzluğu , sınıfsal ayrımları , sürekli bastırılmış öfkeler , aşağılanmalar vb. duyguları çarpıcı bir biçimde anlatmaktadır . Ancak bu kitaba yapacağım tek eleştiri kurgu bakımdan yetersiz görmem diyebilirim .Yani akıcı mı? Evet ben rahat okudum ama kopuk gibi bazı yerleri. Eccinliler'den önce okumam gereken bir kitapmış. Bazı yerlerini şuan daha iyi idrak ettim diyebilirim.Siz de benim gibiyseniz önce bu kitabı okumanızı tavsiye ederim .
Kitapla kalın sevgili dostlar...