Anadolu'da, çeşitli illerde ve İstanbul'da ermeniler, öteki milletlere göre her zaman daha tasasız ve mutlu bir hayat sürüyorlardi. Vatanın bütün yararlı şeylerini paylaşan bu halk, onun kederlerine ve yüklerine asla katılmıyordu. Ülkenin mutluluğundan da ıstıraplarında da çıkar sağlıyorlardi, Vatan için hiç bir savaşa katilmadilar ve bu uğurda bir damla kan dökmediler. Tersine savaş zamanlarında ticaretlerini sürdürüyor ve taahhüt işlerine girişiyorlar, çok para kazanıyor ve iyi ya da kötü günlerde rahat ve huzur içinde yaşıyorlardı.
Kitap daha önce bu konuda ender rastlanan bir konuya değiniyor. Tanzimant, Abdülhamit ve II.MEŞRUTİYET(İttihat ve terakki) çerçevesinde hanedan evliliği, düğünleri, törenleri, boşanmaları esas alıyor. Ve bu konu üzerinde hanedanin kadinlari üzerinden anlatiyor. Diğer devletler gibi Osmanli içinde evlilik siyasi bir otoritenin elinde ve çıkar ilişkisine dayalıydı.Hanedan içinde erkeklere değil hanim sultanlara düğün yapılırdı. Ve bu düğünler çoğu zaman gösteriş ve büyük masraflara neden olurdu.Hanedana damat almak iç güveyi almak demektir. Sultanın maaşı, evi hatta boşanma hakki kadına veriliyordu. Tabi erkekte damat olma avantajı ile her zaman olmasa da rütbe atlayabiliyordu. Çoğu evlilik siyasi nedenlerle yapıldığı için bu evliliklerin çoğunda sevgi az rastlanan bir durumdu. Tabi istisnalar var Mesela Enver Paşa bulunduğu yere mücadele ederek ve ihtilal yaparak gelmişti ve eşine bağlı aşık bir damatti.(Enver Paşa, torunun deyimiyle "Vatan,Millet,Naciye'dir")