Zeze daha 5 yaşında çok yaramaz çok da zeki bir çocuktur. Babası işsizlik yüzünden bunalımda anne ise ailenin geçimini sağlamak için çalışmak zorunda olan, çocuklarına ayıracak hiç vakti yok olmayan bir kadındır.
Aslında Zeze’nin yaptığı yaramazlıklar, onun yalnızlık duygusundan kaynaklanmaktadır ve kendince hayali arkadaşlar edinmiştir. Yeni taşındıkları evde olan portakal ağacı sığınabileceği tek arkadaşıdır. Bir de Zeze’yle ilgilenenler Edmundo Dayı ile Zeze’nin öğretmenidir. Edmundo Dayı ona ara sıra para verip bir şeyler öğretmektedir. Öğretmeni ise söylenenlerin aksine Zeze’nin mükemmel bir çocuk olduğunu söylemektedir.
Zeze bir süre sonra bir sokak şarkıcısı ile tanışır. Sokak sokak dolaşıp şarkı söylemeye başlar. Zeze bu işten çok hoşlanmıştır. Ama babası onunla arkadaşlık etmesini istememektedir. Zeze ise bunu anlayamaz. Çünkü söylediği şarkıların anlamını bilmemektedir. Bir gün babasını mutlu etmek için bu şarkılardan birini söyleyince babasından dayak yer.
Zeze, bir yaramazlık sonucu çok tehlikeli bir oyun öğrenmiştir. Portekizli Manuel Valadares ‘in arabasında bu oyunu dener ancak Portekizli poposuna vurarak onu herkese rezil eder. Bu olaydan sonra Zeze ondan nefret etmeye başlar. Sonraları ise o adamı yakından tanıma fırsatı bulmuş ve en sevdiği insan artık portuna olmuştur. Hatta kendisini evlat edinmesini ister. Ama Portekizli fazla yaşamamış adam bir trafik kazası geçirmiş ve ölmüştür. Portekizlinin ölümü Zeze’yi hayattan koparmıştır. Portuga öldükten sonra hastalanır. Hastalığı esnasında şeker portakalının çiçek açtığını öğrenmiştir. Ama artık çiçek açan şeker portakallarının önemi yoktur. Yaşadığı acılar Zeze’yi hayata hazırlamıştır.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,5bin okunma
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kitapta kuantum fiziği, zaman kavramı ve tasavvufa çokça değinilmiş. Özellikle olayların kurgulanması aşamasında Mevlana'nın sözlerinin, el cezeri'nin fil saatinin kitaba dahil edilmesi gerçekten konuya farklı bir boyut kazandırmış.
Güneş ve dünya bir kitapçıda tanışır bir kafede oturmak isterler ancak dışarı çıktıklarında Dünya öldürülür. Güneş Eren 'in psikolojik danışmanıdır. Eren ise yetimhanede kalan küçük bir çocuktur. Ayrıca bir otelde gerçekleştirilecek bir söyleşi öncesinde Kuantum fiziği ile ilgilenen fakülte hocalarından biri öldürülür."Peki bütün bu olayların arasındaki bağlantı nedir?"Eren, öldürülen fizikçiler, Psikolog Güneş, Komiser Merih ve Profesör Behram kim ve bu kişiler bu olayın neresinde? Katil kim?
Yaşananlar gelecekte mi geçmişte mi? Peki zaman yolculuğu mümkün mü?
Komiser Merih ve ekibi, olayın içine girdikçe akıl sınırlarını zorlayacak bulgularla karşılaşmaktadır. Ancak katil onlardan hep birkaç adım öndedir.Baştan sona bitmeyen heyecan, aksiyon, bilim ve gizem...
Fil SaatiTuğba Sarıünal · Destek Yayınları · 20202,018 okunma
❝Araftayım!...
İki bilinmezlik arası bir diyardayım.
Yusuf'un terk ettiği kuyuda, Züleyha'nın utancındayım.
Ben İsrafil'in üflediği yankıdayım.❞
MEVLANA