… sonra başdizgici "Şimdi bitecek, efendim" dedi, yine on yaşından beri parmaklarının ucunda fikirleri çözüp bağlamakla yorula yorula harap olan vücudunu makinenin soğuk yüzeyine eğdi, tahammül edilemeyecek bir vaziyetle, kokulu lambanın pis havasının, donuk ışığıyla şuradan bir nokta çıkarmak, öteye bir virgül koymak için, sabırsızlık tan, üzüntüden, yorgunluktan ciğerleri göğsünün içinde dar laşarak, elinde cımbız, cenkleşmeye başladı. Ahmet Cemil bu zor sanatın bütün yorucu, üzücü cengini çok iyi bilirdi, onun için dizgiciliği yazarlıktan zor bulur, bu zavallılara derin bir merhametle acırdı.