Filiz Genç İpek

Filiz Genç İpek
@Kitapsever57
17 Yaşından bu yana STK’larda yer aldım. Son 25 yıldır kadın ve çocuklar için gönüllü olarak çalışıyorum.Emekliyim. Üç ayrı kitap kulübünde Ayda birer kez okuduğum kitapları tartışıyorum. Evliyim, anneyim.Hayvanseverim.
İletişim Uzmanı
Lisansüstü
Ankara
Mersin
194 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
O zaman ilk defa, anneminkinin yanında bir hiç olan, ama benim gözümü açan bir ıstırabı yaşadığım için, annemin kimbilir ne acılar çektiğini, korkuyla kavradım. İlk defa anladım ki, büyükannem öldü­ğünden beri gözlerine yerleşmiş olan o sabit ve gözyaşlarıyla ıslanmayan (Françoise'ın anneme fazla acımamasına sebep olan) bakış, hatırayla hiçliğin anlaşılmaz çelişkisine sabitlen­mişti. Aslında, annem, bu yeni mekânda daha şık görünen si­yah matem kıyafetini hâlâ üzerinden çıkarmamış olduğu halde, geçirdiği değişim bana daha çarpıcı gelmişti. Bütün neşesini kaybetmişti demek yeterli olmaz; eriyip gitmiş, adeta yalvaran bir tasvir halinde donmuştu, yanından hiç ayrılmayan sancılı varlığı, fazla sert bir hareketle, fazla yüksek bir sesle incitmek­ ten korkar gibiydi. Ama hepsinden önemlisi, kendisini krep mantosuyla içeri girerken gördüğüm anda -Paris'te gözümden kaçmış olan bir şeyi- karşımdaki kişinin annem değil, büyü­ kannem olduğunu farkettim. Kraliyet ve düklük ailelerinde, baba öldüğünde oğlunun onun unvanını alması, Orléans Dükü'yken Fransa kralı, Taranto Prensi'yken La Tremoîlle Dükü, Laumes Prensi'yken Guermantes Dükü olması gibi, aynı şekil­ de ölen kişi, çoğu kez başka türden ve daha derin kaynaklı bir verasetle, hayatta olan kişiyi ele geçirir ve onu kendisine benze­ yen ardılına, yarıda kesilen hayatının sürdürücüsüne dönüştü­rür.
Sayfa 159 - YKY 924, 24. Baskı, İstanbul Haziran ,2024, Haziran·Kitabı okudu
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
8/10
·264 syf.··
2025 48. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2025 08:54
Mai ve Siyah, Türk edebiyatının ilk avrupai romanı. Bana göre zorluklar karşısında susup, kaçışı seçen kahramanı; iyi bir eğitim almakta olan Ahmet Cemil, erken yaşta, aniden kaybettiği babasının ölümü nedeniyle okulunu bitirememiş, annesinin ve kız kardeşi İkbal’in geçim derdi nedeniyle ile çok yakın arkadaşı mali durumu gayet iyi olan Hüseyin Nazmi’nin tam tersine hayatlarını sürdürebilmek için çalışmak zorunda kalmıştır. Fransızca bilen, edebiyat aşığı, şair ruhlu Ahmet Cemil belki de bu nedenle kendine güvensiz, düşüncelerini rahat ifade edemeyen ve olaylar karşısında sessiz kalıp odasına kaçan bir delikanlıdır aslında. Ne çalışmakta olduğu gazetede kendisinden nefret eden, yazdığı ve yaptığı her şeyi küçümseyip üstelik gazetede bunu yazan Recai’ye karşı çıkma cesareti gösterebilir ne de gazete sahibinin hayırsız oğlu ile evlendirdikleri 17 yaşındaki kız kardeşi İkbal’i hırpalayan terbiyesiz eniştesine bir şey söyler. Sadece odasına kaçıp, yorganına koruyucu gibi sarılır. O kadar. Mai onun için sabahın aydınlığını, Waldteufel'in bir elmas yağmuru adlı valsi’nin onda uyandırdığı ümit dolu hisleri, Siyah ise tam tersi umutsuzluğu simgeler. Olayların gidişi hayatını Mai’den Siyaha mı sürüklemektedir yoksa nihayet saklandığı odasından çıkıp kocasının karnına attığı tekmeyle bebeğini kaybeden Ikbal’e karşı duyduğu suçlulukla hiç olmazsa annesinin ve yardımcıları Seher’in hayatları için bir başka yöne mi ilerleyecektir? Kitabı bitirdiğimde, Hüseyin Nazmi’nin kız kardeşi Lamia’ya aşık olan ama bunu kendi fakirliği ve onların zenginliği nedeniyle hiç belli edemeyen Ahmet Cemil’in Siyah, Hüseyin Nazmi’nin ise Mai ile simgelendiğini düşündüm. Elbette mutlaka okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202134,8bin okunma
Ama büyükannemin çehresinden o kasılmayı, kalbinden, daha doğrusu kendi kalbimden de o acıyı asla silemeyecektim artık; çünkü ölüler sadece bizim içimizde var olduklarından, onlara indirdiğimiz darbeleri hatırlamakta inat ettiğimizde, hiç ara vermeden kendi kendimizi hırpalamış oluruz.
Sayfa 150 - YKY 924, 24. Baskı, İstanbul Haziran ,2024, Haziran·Kitabı okudu

Filiz Genç İpek

, bir kitap okudu
8/10
·264 syf.··
5 günde okudu
·
2025 48. kitabı
Halid Ziya Uşaklıgil
8.3/10 · 34,8bin okunma
…onun şimdi sararan çehresine, "Bana mı gülüyordunuz?" sorusunu fırlattı, sonra cevabını beklemeksizin, ona bir kelime söylemek zamanını bırakmaksızın çevrildi, kolunu açabilmek ne kadar mümkünse o kadar açtı, hayatında yıkılmış olan neler varsa hepsinin birden toplanan ümit­ sizliğiyle dolu olan bu el, şimşek gibi gürültüyle çakan bir tokala Vehbi Bey'in yüzüne çarptı. Bu tokat! Ahmet Cemil'in bütün mahvolan emelleri, neticesiz kalmış bir hülyanın yürek kırgınlığı, ailesine malolmuş saadeti, İkbal'in faciası, kırık aşkının feryadı, hepsi, bu hayatın olanca acıları o tokadın içindeydi. Bununla nice hazmedilmiş hakaretleri, o bir akşam bu pis mahlukun ağzından dökülen pislikleri, özellikle o tekmeyi, iade etmiş oluyordu, onu ta kalbinin kan döken yarasından kopmuş bir kuvvetle vurmuştu, öyle ki Vehbi Bey'i dükkanlarının kapısının önünde hava alan kitapçılar, yolcular düşecek zannettiler. Düşmedi, fakat sallandı, bir saniye kadar durdu, sonra gülümseyen, etrafını almak üzere yaklaşan halktan kaçarak matbaasına ilerledi.
Sayfa 238 - T.İŞ BANKASI KÜLTÜR YAYINLARI,III.BASKI,OCAK 2020·Kitabı okudu