Meraklı, pozitif, yaşamayı seven, kendi hayat amaçlarım doğrultusunda, kendi ilkelerime göre hayatı yaşamayı düstur edinen biriyim. Tabii ben böyle derim de ayna neyi gösteriyor? Bu soruyu birazda hayat cevaplayacak.
Başarının getirdiği en büyük ödüllerden biri tatmindir. Çoğunlukla başarının, zenginliğin tek ölçüsü olduğunu düşünsek de bu doğru değildir.
Önemli bir ölçü oldu doğrudur; ama gerçek başarı, bir işi yaptığınızı, hem de iyi yaptığınızı bilmenin verdiği tatmindir.
Kendiniz için koyduğunuz hedefe ulaşmışsınızdır.
"Benim ilgimi ve merakımı celbeden tek şey, o zamanlar hücrede olanların gerçekten hala satranç mı, yoksa artık delilik mi olduğu; o zamanlar o tehlikeli uçurumun henüz kıyısında mı durduğum, yoksa çoktan ötesine mi geçtiğim- bunu sadece bunu bilmek istiyordum."
Ama Unutmayın ki ben normalliğin içinden şiddetle koparılıp alınmış, suçsuz yere hapsedilmiş, aylarca tehdit edilmenin ince işkencelerine maruz kalmış bir mahkum, birikmiş öfkesini herhangi bir şeyden çıkarmaya can atan bir insandım.
Ve kendime karşı oynadığım bu saçma oyundan başka da hiçbir şeyim olmadığı için öfkemi, intikam hırsımı fanatik bir coşkuyla bu oyuna boca etmiştim.