Bazen “kendini kurtarmak” için kopmak gerekir, yani hem kaçmak hem de postu kurtarmak için; tehdit eden veya var olmayı engelleyen şeyden koparak kendini kurtarmak. Bu şey bir başkası olabileceği gibi bazen bizzat kendim de olabilirim: beni sansürleyen, bana gem vuran kendim.
#ki̇tapyorumu
Kopuş(lar)”, insan deneyiminin en temel unsurlarından biri olan “kopuş” olgusunu ve düşüncesini derinlemesine ele alan etkileyici denemelerden oluşan bir eserdir.
Felsefeci Claire Marin, büyük yankı uyandıran bu eserinde bir “kopuş çağı”nda yaşadığımızı ve aşk, ölüm, göç, hastalık gibi insani deneyimleri anlayabilmek için bir “kopuş pedagojisi” geliştirmemiz gerektiğini savunur.
Kitapta kendimi o kadar çok buldum ki neredeyse her satırını çizerek okudum. Kendimizi inşa ederken, varoluşumuzu kısıtlayan her şeyle yüzleşiriz. Bu süreçte aileden, arkadaştan, sevgiliden, hatta bazen kendimizden bile koparız. Ancak bu kopuşların sonunda, bize atfedilen değil, kendi değerlerimizi inşa ederiz. Herkesin kendinden bir parça bulabileceği bir kitap olduğunu düşünüyorum. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar dilerim.
#alıntılar
İster biz tercih etmiş, ister maruz kalmış olalım, kopuşlar bize aittir. Aileden, arkadaşlardan, sevgiliden, ortamından kopmak; meslek, ülke, dil değiştirmek; belki de bağlardan çok kopuşlar bizi inşa eder.
Sonunda kendim olmak için başkasından kurtuluyorum. Kopuş, doğuşumun koşulu olduğu gibi, yeniden doğuşumun da koşuludur.