Göçebe cümleler

Göçebe cümleler
@Kitaptankitaba
Artık haklı çıkmak istemiyorum; YORGUNUM... 2+2 kaç ederse etsin... Ben sayfalara sığınıyorum...
Lisans
Manisa
87 okur puanı
Şubat 2018 tarihinde katıldı

nurşen taş

@nursentas
·
Ama burada gereksiz bir soru soruyordum kendime: "Hangisi daha iyidir, kolay elde edilmiş bir mutluluk mu, yoksa insanı yücelten acılar mı? Evet, hangisi daha iyidir?"
Sayfa 149
Reklam
Puan vermedi·448 syf.·
2024 2. kitabı
Alan karakterini uzaktan izleyip onun korkularına, tereddüt ettiği şeylere, içinden geçirdiği her düşünceye şahit olmak güzeldi. Çünkü çoğumuz yaşıyoruz ya da bir dönem yaşadık bu tür eksiklikleri. Özgüven sorunu maalesef ki insanın hayatını en derinden etkileyen sorunlardan birisi. Çoğu zaman bu sebeple hep es geçtik kendimizi, oysaki en değer vermemiz gereken kişi kendimiz iken bizler sırf kabul görme umuduyla kendimizden verdik. Bu kitapta da aynı bu sorunlarla baş etmeye çalışan genç bir karakter karşılıyor bizleri. İntiharın eşiğine geldiğinde birisiyle tanışıyor ve onunla bir anlaşma yaparak herşeyi yoluna koyma çabasına giriyor. Ne kadar Dubreulle ye güvenmiyor olsa da onun verdiği yönergeleri uygulayarak kendisine değer vermeyi, özgüven kazanmayı hedefliyor karakterimiz. Söylenenleri uygulamaya çalışan Alan günden güne kendisini yeniden inşa etmeye başlıyor. Kitapta finans ve borsa ile alakalı bahsedilen yerler çok sıkıcı gelsede Allahtan az yer verilmişti. Genel olarak kitap çok güzeldi. Beğenerek okudum. Hele ki platonun mağarası konulu algoritmadan bahsederken bolca öz eleştiri yaptım. Çok defa aynı yeri baştan okudum. Kitabın sonu da bir o kadar şaşırtıcı idi. Sonuç olarak iyi ki okumuşum dediğim bir kitap oldu. Tavsiye ederim.
Psikoloji
Tanrı Daima Tebdil-i Kıyafet GezerLaurent Gounelle · Pegasus Yayınları · 20137,4bin okunma
Puan vermedi·200 syf.·
2024 1. kitabı
Sözcüklerin resmen dans ettiği bir kitap AHRAZ... İlk cümlesinden son cümlesine kadar ağızda apayrı bir tat bırakan eşsiz bir kitaptı benim için. Aynı cümleleri üst üste bir kaç kez okusanız bile sıkmıyor insanı. Her okumada başka anlamlar yükleniyor sanki kelimeler. O kadarına masalsı ve bir o kadarda destansı bir dile sahip. Kitap benim için kapağını açtığım anda insanı bambaşka bir evrene ışınlayan mitolojik ifadelerle dolu kozmik bir evrendi... Yeri geldi insanlığımı sorgulattı bana yeri geldi içten içe taktir ettirdi beni bana, o adadakiler kadar kötü olmadığım için. Ama yine de insanoğlu değil midir hep kendinden farklı olanı ötekileştiren, kendisi gibi düşünmeyeni hayatı kendisi gibi olmayanı eksik kusurlu sayan... Aynı zavallı adileyi ifrit, masum bir bebeği de sırf onun oğlu diye lanetli sayan. Kitabı okurken adilenin içinde bulunduğu çaresizliğe acırken israfilin her şeye inat hayata karışma çabasına hayran kaldım. Yalnız suya sabuna dokunmadan yaşamak içinde günah barındırmayan bir yaşantı sayılabilir mi diye düşündürdü bana bu kitap. Ya da şöyle söyleyeyim günah nedir? Sadece birine zarar vermek midir günah? Öyleyse birisinin acı çığlıklarına duyarsız kalmak yakmaz mıydı canını o çığlık atanın, ya da biz gibi giyinmeyeni biz gibi konuşmayanı insandan saymamak, onu günah keçisi ilan etmek üzmez miydi o kişiyi? Günah olmaz mı insanoğlunun böyle davranması o zaman? Bakacak olursak günahkardı o adada yaşayan herkes... Ama kapıyı kapatıp dışarıda bıraktı mı dünyayı en temiz melek ilan ettiler kendilerini. En günahkar adile idi onlar için İsrafildi tüm lanetlerin sebebi... Baba şefkati nedir bilmeyen Adile yavrusuna da veremedi o şefkati. Kimliksiz geldi dünyaya ve kimliksiz karıştı bilinmeyene. Aynı arka kapakta yazdığı gibi suda başlayan hikaye yine suda son
Edebiyat
AhrazDeniz Gezgin · Can Yayınları · 20195,7bin okunma