Jean Valjean

Başkalarında en çok kınadığımız, diye düşündü, kendimizdeki en büyük korkulardır.
Reklam
Yağmurlar yağardı uzun uzun. Göğü senin saçlarında koklardım. Garip, örneğin güneşin doğuşunu senin yüzünde izlemek gibi garip alışkanlıklarım vardı. O zamanlar henüz çözülmemişti dünyanın bütün sırları. Bu kadar kolay değildi yadsımak. Sen kollarımda bir ırmak gibi akmayı benimsedin; hep öyle kalmayı. Bense ırmakların denizlere, okyanuslara taşındığına inanırdım - hala inanırım. Bilirsin, bir tek yağmur damlasında bile boğulmaktır benim tek ayrıcalığım. Sana hiç kullanılmamış sıfatlar yakıştırırdım; şimdi bütün sıfatların ötesinde sevdiğim sevgili. Bedenini bir dünya olarak dolaştığım, dağları, uçurumlarıyla sarıp sarmaladığım. Nerdesin şimdi? Neden yoksun ki? Uzun upuzun bir yağmur yağıyor yaşamı boyunca insanın. Yüzeyde kalan her şeyi alıp götürmek, derindeki duyguları beslemek için. Yağmur benim adıma yirmi dört yıl, üç ay altı saattir yağıyor ve nerde dinecek bilmiyorum artık. Sen bu yağmurun neresindesin? Bütün unutmaları denedim, sonsuza dek anımsayacak kadar. Sevgilim, hep var olan yitikliğim benim.
Sayfa 333 - Yağmurlar·Kitabı okudu
Şiir

Jean Valjean

, şu anda okuyor
%26 (90/336 syf.)
José Saramago
8.3/10 · 131,5bin okunma
sürekli yağan küçük yağmur büyük fırtına getirir, bu sözü daha güzel söylemek istiyorsanız, uyaklı koşuklu bir şeyler düşünmek size düşüyor.
Sayfa 244 - Can Yayınları·Kitabı okudu