Sözü Stefan Zweig'e bırakıyorum: Montaigne'i okuduğumda benimle olan, edebiyat ya da felsefe değil, ama bir insandır; beni kardeşi sayan, teselli eden, bana öğütler veren, anladığım ve beni anlayan bir insan.
Yıllar önce okuduğum bu kitabı,
Morali bozuk olan,
Dertlerini unutmak isteyen,
Sıkıntılarla mücadele etmeyi öğrenmek isteyenlere tavsiye ederim. Beğenmiştim, sizlerinde begenecegini düşünüyorum.
2013 yılında kutlu doğum haftasının konusu "insan onuru" olarak belirlenmiş ve bu kitap o yıl hazırlanmış. Yaklaşık 10 denemeden oluşan, "insan onuru"nu konu alan güzel bir kitap. İnsan hakları savunucularına ve konuya ilgi duyanlara tavsiye ederim.
Kitapları seviyorum. Kimi zaman,uzunca süre okumaya ara versem de kitapçıları gezme ve kitapların kokusunu içime çekmeye ara vermem:) dün acaba ince memed 2 'ye mi devam etsem, bülbülü öldürmek'i mi okusam diye kararsızdım. İkisi arasında gidip gelirken sitede değerli arkadaşların yorumlarını okudum ve ince memed in 2. Cildini okumakta karar kıldım. Çarşıya çıktığımda , kitapçı önünde geçtiğimde yine girdim içeri. Ve Necip Fazıl Kısakürek'in "Reis Bey'i" ile karşılaştım. Çokça duymuştum bu kitabı, aldım. Ve tabi başladım okumaya. Su gibi akıp aktı...
Victor Hugo , vicdan insanın içindeki tanrıdır der. Bu kitapta yanlış verilen bir kararla masum bir kişinin idam edilmesi ve sonrasında bunun ortaya çıkmasıyla mahkeme reisinin istifa etmesi ve sonra reis beyin yaşamı ve vicdanını sorgulaması anlatılmış. Düşündüren, öğreten ve Çokça duygulandıran bu güzel eser okumaya değer. Filmi de varmış fakat kitabı okuduktan sonra izlemeyi düşünmüyorum. Tercih sizin:-)
"Korkunun korkunçluğu" üzerine güzel bir kitap. Bir solukta okudum. Stefan Zweig'in santranç ve bir kadının yaşamından yirmi dört saat kitaplarını okumuştum. Korku'da en az diğerleri gibi akıcı.