Tuğba Yıldız

Tuğba Yıldız
@Kkitapkokusu
instagram.com/kkitapkokusuu_?... '' We may come from different places, and speak with different tongues, but our hearts beat as one.''
Puan vermedi·148 syf.·
2025 45. kitabı
Okumayla ilgili kitaplar her zaman eğlencelidir! Satırların, okuma sırasında sizden başka terk edildiğini düşündüğünüz görünmez yuvaları vurguladığını görmek güzel ve onları geçicilerle ve yazıtlarıyla dolu görüyorsunuz, ancak bu kitap bu yuvaların sadece hafif bir Fransız turu.Bu harika kitabı şimdiye kadar neden ertelediğimi bilmiyorum. Aslında, birden fazla okumaya karar verdim, sonra vazgeçip başka bir kitap okudum. Sonunda yatmadan önce tesadüfen sayfalarını çevirdim ve bitirene kadar elimden bırakamadım! Bir kitap okuduğumda ve gerçekten beğendiğimde -bu kitap gibi- çaresizce önünde duruyorum. Ne diyebilirim? Muhteşemliğini nasıl anlatabilirim? Kitap, prensipte -başlığından da anlaşılacağı gibi- okumanın keyfinden ve ebeveynlerin çocuklarını okumaya nasıl teşvik edebileceklerinden bahsediyor. Ama sıklıkla rastlanan klişe bir dille değil, yetişkinleri çocuklardan önce okumaya teşvik edecek bir şekilde! Yazar, kitabının girişinde şöyle diyor: "Lütfen bu sayfaları bir eğitim işkencesi aracı olarak kullanmayın." Yazar, çocukların doğal olarak iyi okuyucular olduğunu, hikâyelere ve masallara tutkuyla bağlı olduklarını ve olağanüstü bir hayal gücüne sahip olduklarını savunuyor. Okuma yeteneğini beslemeli ve bundan keyif almalıyız; erken yaşlardan itibaren buna zaman ve emek ayırmalıyız ki, okumaya karşı bir sevgi ve tutkuyla büyüsünler. Kitabın sonunda, okumanın bir zorunluluk olduğu sonucuna varıyoruz; ancak bu zorunluluk zorlamayla değil, teşvik edilerek ve bu amaca ulaşmak için her türlü çaba gösterilerek elde edilir. Okumak, ekonomik, mesleki, psikolojik, duygusal, ailevi, ev içi, sağlıkla ilgili, kültürel ve hatta narsistik olsun, olası tüm engellere karşı bir direniş eylemidir. Akıllıca okumak insanı her şeyden, hatta kendinden bile kurtarır. Tüm bunlara ek
Edebiyat
Roman GibiDaniel Pennac · Metis Yayınları · 2021925 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
10/10
·372 syf.·
Beğendi
·
2025 44. kitabı
Baştan sona ürpererek okudum... Nasıl dayanabildim hala aklım almıyor. “90’lı yılların başında İstanbul’da bir mahkemede yaşanan konuşma şudur: Baba diyor ki, “ Hakim bey, bahçenize diktiğiniz ağacın ilk meyvesini başkasına verir misiniz?” Bir baba bunu nasıl yapabilir? Nasıl böyle bir cümle kurarak yaptığını normalleştirmeye çalışır? Anlayamıyorum. Ensest toplumun her kesiminde çok yaygın. Beni asıl dumura uğratan durum ensestin Batı ülkelerinin birçoğunda ve Türkiye'de de suç teşkil etmemesi oldu. Biraz google araştırmasıyla bunun doğru olduğunu gördüm. Eğer karşılıklı rıza varsa enseste müsaade ediliyor oluşu, eşcinselliğe gösterilen tepki düşünüldüğünde çok anlamsız. Ne acı bir zamanda yaşadığımızı yüzme vuran bir kitaptı. Bir çok röportaj ve anonim yaşanmış olayları içeren kitap herkesin sustuğu bir tabuyu açık açık ortaya koyuyor. Bu tür medyada farkındalığın kazandırılmasına ciddi bir ihtiyaç olduğu açık ve Büşra Sanay bunun için elinden geleni yapmış. Her sayfada ayrı bir şok geçirerek ve kalben yorularak okudum ama çok şey öğrendim. Herkesin okuması ve düşünmesi ve harekete geçmesi gereken bir konu ve bu konuyla ilgili güzel bir kitap. Bilinçlenmemiz ve artık harekete geçmemizi defalarca düşündüren, sorgulatan bir kitap bu. Okuyun, okutun..
Edebiyat
Kardeşini DoğurmakBüşra Sanay · Doğan Kitap · 20188bin okunma
6/10
·292 syf.·
Beğendi
·
2025 43. kitabı
Beyaz Bedenler, ikiz kız kardeşleri birbirine bağlayan aşk ve saplantının karanlık tarafını inceleyen, tüyler ürpertici, ürkütücü ve rahatsız edici bir psikolojik gerilim filmi. Jane Robins, bizi şaşkına çeviren ve vadinin otlu, çamurlu su birikintilerinde hepimizi biraz rahatsız eden, daha rahat bir yer mi bulmalıyız yoksa vadiyi tamamen terk mi etmeliyiz diye düşündüren, çok şok edici ve rahatsız edici bir olay örgüsü yaratmada iyi bir iş çıkarıyor. Bu hikâyenin nereye varacağını görmeye karar verdim. Jane Robins, burada iki farklı ve güvenilmez kız kardeş yaratarak harika bir iş çıkarıyor ve bu da bizi kimin güvenilmez, kimin güvenilir olduğunu merak ettiriyor. Jane Robins, bazılarımızı şaşırtan ve sonuyla şoke eden zekice bir olay örgüsü yaratıyor. Bu, karanlık vadiden ayrılan kız kardeşlerin bir sonraki vadiye geçmek istemelerine rağmen, kısa sürede unutamayacağımız rahatsız edici ifşaatlarla dolu, unutulmaz bir hikâye. Bu kitabı denemenizi ve bu şok edici, rahatsız edici ifşaatın ne olduğunu kendiniz keşfetmenizi şiddetle tavsiye ederim.
Edebiyat
Beyaz BedenlerJane Robins · Hep Kitap · 201883 okunma
7/10
·132 syf.·
Beğendi
·
2025 46. kitabı
Behçet Necatigil'den okuduğum ilk şiir kitabıydı. Türk şair, öğretmen ve çevirmen olan modern Türk şiirinin önde gelen şairlerinden biri olan Behçet Necatigil, Eski Sokak kitabının şiirlerinde: Gurbet, hasret ve hikmet ele alan ve bunların birey üzerindeki olumsuz sonuçlarını yansıtan Behçet Necatigil, yaşadığı sosyal ortamın etkilerini gözler önüne serer. Ona göre , gurbet bir arayış , başka şairlerin etkisi iken, hasret kendi şiirini özlemek , gurbette oyalanmak istememektir. Hikmet ise aslında anlamaktır. Dünyayı , çevreyi değiştirmenin , özlemleri gerçekleştirmenin zorluğunu anlamak. Şiir bu dönemde yoğunlaşır, az kelime ile korunur, anlam kapanır, simgeler artar. Güzel söylemiş hayata dair: ‘’O şimdi kitaplarda bir isim , bir soyadı Bir parantez içinde doğum, ölüm yılları ... Parantezin içindeki çizgi Ne varsa orada Ümidi , korkusu , gözyaşı, sevinci’’
Şiir
Eski SokakBehçet Necatigil · Yapı Kredi Yayınları · 20132,624 okunma
10/10
·160 syf.·
Beğendi
·
2025 42. kitabı
de(ölüm) ki(yaşam) işte(felsefe) Okurken çok keyif aldım, zihnimdeki bazı kör noktaları sorgulamaya itti beni. Kitap üç bölümden oluştuğu için ben de bölümler üzerinden ayrı ayrı yorum yapacağım. İlk olarak isimlerini saymam gerekirse Ölüm, Yaşam ve Felsefe olmak üzere üçe ayrılıyor kitap. Beni içlerinden en çok etkileyen Yaşam oldu. Yapılan tespitler insan hayatına dair anlamlı nokta atışlarıydı. Her bir söz bende tekrar tekrar okuma isteği yarattı. Ölüm kısmı ise biraz daha iç karartıcı ve umutsuzluk hissi yükleyiciydi ancak yaşarken ölme ve ölümün huzuru konularıyla yakından ilgili olduğum için anlatılanlar bana bir o kadar da yakın geldi. Bu bölümde sanırım kitabımın favori cümlesi kesinlikle benim için buydu: “Yaşadıklarımız öldürdüklerimizdir.” Felsefe kısmı ise tam olarak Felsefe’ye kendini yakın hissedenlere göreydi. Yine de bahsedilen konular hakkında okuma yapmak çok güzeldi. Kitaba dair en sevdiğim şey ise açık ve anlaşılır bir dilin kullanılması oldu. Özellikle insan yaşamının ortak paydası olan ölüm ve yaşam hakkında düşülen bu notlar, zaman zaman açılıp tekrar tekrar okunmalı. De ki işte, okunup rafa kaldırılacak bir kitaptan öte, aklımıza her geldiğinde içinden rastgele açacağımız cümlelerle yönümüzü bulmak için bir rehber tadında. Oruç Aruoba ile tanışmadıysanız, bir an önce tanışmanızı çok isterim.
Şiir
De ki İşteOruç Aruoba · Metis Yayınları · 20186,8bin okunma