"Yaşamak için ne çok neden var! Balıkçı teknelerinin etrafında o rutin, sıkıcı dönüp dolaşmadan başka nedenler de var yaşamak için. Cehaletimizi kırabiliriz, becerilerimizi, yeteneklerimizi ve zekamızı kullanarak kendimizi bulabilir, kendimiz olabiliriz. En önemlisi, özgür olabiliriz! Uçmayı öğrenebiliriz!"
Kitabı bitirdiğimde bir duygu dalgası oluştu üzerimde. Tam olarak ne hissettim pek bilmesem de tam olarak atlatamıyorum. Sanırım sonunu böyle beklemiyordum, bilmiyorum.
Dün bir doktordu, bugün bir deli, yarın ise bir ölü. İşte hayat bu kadar değişken ve belirsizdir. Derler ya ne oldum değil ne olacağım demeli insan. Aynen öyle.
Ne oldum değil ne olacağım?
Kesinlikle okunmaya değer bir kitap.
Nasıl cümle kuracağımı, hangi kelimeleri seçeceğimi bilemiyorum. Aynı Martin Eden gibi, onun ilk zamanları gibi. Bende gerçek bir etki bıraktı. Bulduğu bir amaç uğruna birçok şeyden vazgeçerek tırmandı merdivenlere. Bazen çok acı çekse de vazgeçmedi. Sonunda başardı da. Ama her şey her zaman mükemmel olmaz öyle değil mi? Martin Eden içinde öyle oldu. Sonunda istediğini başarmıştı ama birçok şeyi de kaybetmişti. Hayatta böyle işte. Her zaman her şey tam tıkırında gitmez...
Her okuyanı bir şekilde etkileyebilecek bir kitap olduğunu düşünüyorum. Bu yüzden mutlaka okumalısınız.