Kör Kayıkçı

Kör Kayıkçı
@KorKayikci
Çok cinayet gördüm... birbirimizi öldürüyoruz... (Okuduğum kitapları kayda alıyorum)
Spoiler içermektedir!
Puan vermedi·80 syf.··
2020 1487. kitabı
Bir Anarşizm incelemesi daha. Pyotr Alekseyeviç Kropotkin, Rus Anarşizminin önemli isimlerinden biri. Anarşizme, ilk Anarşist düşünür olan Pierre-Joseph Proudhon’dan sonra en önemli katkıları sunan düşünür diyebilirim; özellikle karşılıklı yardımlaşma, ahlak ve anarşizmin bilimsel yönü üzerine ortaya attığı fikirler son derece önemlidir. Bu incelememde Pyotr Alekseyeviç Kropotkin’in Anarşist Ahlak adlı kitabını ele almaya çalışacağım. Kropotkin, bu kitapla Ahlak ve Anarşizm anlayışını tanımlamaya çalışmış. Her iki anlayışı ayrı ayrı ele alıyor. Kropotkin burada “Ahlak” nedir, nasıl olmalı ve insanların ahlak anlayışının nasıl olması gerektiğini sade bir dille anlatmaya çalışmış. Bu aşamada Kropotkin, insan ahlakını iyilik ve kötülük üzerinden yorumluyor. Yani özetle “iyi” olan şey insanlık için iyi olan; “kötü” olan şey ise insalığa faydasız olandır demeye çalışmış. Burada en ilginç olan ve aslında bir o kadar da gerçek olan tespit ise “insan ne yaparsa yapsın, daima bir zevk arar ya da bir acıyı ortadan kaldırır” tezi. Kropotkin’e göre mutluluk ise; “insanın bilinçli ya da planlı davranışlarında daima aradığı şeydir.” Özellikle şu bölüm beni mest etti; “Hayal gücünüz ne kadar güçlüyse, acı çektirilen bir varlığın hissettiklerini o kadar iyi hayal edebilirsiniz ve ahlak duygunuz da daha yoğun, daha yüksek nitelikli olur. Kendinizi bu diğer bireyin yerine koymaya çalıştıkça, kurbanı olduğu haksızlığı daha çok hissedersiniz, hakareti ya da haksızlığı engellemek için harekete geçmeye daha çok itilirsiniz ve koşullara göre, ya da düşüncenizin ve hayal gücünüzün sizi ittiği yönde davranmaya ne kadar alırşırsanız, sizde bu ahlak duygusu o kadar çok büyüyecek, ardından alışkanlık haline gelecektir. (sy. 38)” Ahlak anlayışı üzerine yazılmış ve bana göre okunması gereken bir
Felsefe
Anarşist AhlakPyotr Kropotkin · Kaos Yayınları · 2013713 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Spoiler içermektedir!
Puan vermedi·438 syf.··
2020 204. kitabı
“Hukuk ilmi hakkında fütursuzca konuştum ve buna hakkım var; fakat bu sözde bilim ile onunla iştigal edenler arasında ayrım yapmazsam haksız davranmış olacağım. Zahmetli ve zorlu bir eğitime kendilerini adayan, bilgi ve belagat yönünden vatandaşların her türlü övgüsüne layık olan hukukçularımız sadece tek bir sitemi hak ediyorlar; o da keyfi kanunlara gösterdikleri aşırı hürmettir.” Yukarıda kitabın önsözünden Pierre-Joseph Proudhon tarafından, Besançon Akademisi Üyelerine gönderilen mektuptan bir bölüm. Son derece muazzam bir tespit. Bu hukuk sisteminin yabanlığına yapılmış en en net göndermedir. Proudhon’un zekasının ve neden “Anarşizm”in babası olarak anıldığının da bence en net resmidir. Ne demişti Anarşizmin Babalarından Mikhail Aleksandroviç Bakunin; “Hukuk iktidarların fahişesidir”. Hukuk sistemleri maalesef dünyanın hiç bir yerinde adaleti sağlamaktan çok, her daim yönetenlerin, aristokratların ve sermaye sahiplerinin çıkarlarını korumak için var olmuştur. Önsözdeki Proudhon’un Mektubu ile devam edelim; “Bundan sonrası, görevi ve amacı hakikati açıklamak olan siz beyefendilere kalmış; halkı eğitmek, halka neyi umut etmesi, neden çekinmesi gerektiğini öğretmek artık size düşüyor. Neyin kendisi için iyi olduğuna dair sağlam bir hükme varmaktan henüz aciz olan halk, pohpohlandığı zaman ayrım gözetmeden kendisine en zıt fikirleri bile alkışlamaktan çekinmez: Ona göre düşüncenin yasaları, olanaklı olan her şeydir. Eskiden halk hekimle büyücüyü birbirinden ayıramazdı, bugün de bilgin ile safsatacıyı ayırmayı beceremiyor. “Her haberi düşünmeden benimseyenler, derleyip toplayanlar, her söylentiyi hak belleyenler, bir yenilik rüzgârı ya da çanıyla, havuzun sesine üşüşen sinekler gibi bir araya toparlanıverirler.” Mektup olmasına rağmen harika tespitler devam ediyor.
Felsefe
Mülkiyet Nedir?Pierre-Joseph Proudhon · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2019609 okunma
Spoiler İçerir!
Puan vermedi·192 syf.··
2020 1472. kitabı
Ronald Wright’in insanlık tarihinin serüvenine kısa olsa da detaylı sayılabilecek bilgiler verdiği önemli yapıtı; İlerlemenin kısa tarihi. Yazar, kitabına Fransız Ressam ve yazar Paul Gauguin’in hayat serüveninden başlayıp şu cümlelerle devam ediyor; “1897'de buharlı bir posta gemisi Tahiti'ye demir attı, kötü haberler getiriyordu. Gauguin'in en gözde çocuğu Aline zatürreeden ansızın ölüp gitmişti. Gauguin aylar süren hastalıklar, yoksulluk ve intihar düşünceleriyle dolu bir ümitsizliğin ardından acısını damıtıp devasa bir tablo ortaya çıkardı (aslında düşünülüşü itibarıyla bir tuvalden çok bir duvar resmiydi), bu tablosunda tıpkı Victoria çağı gibi o da varoluş muammasına yeni cevaplar verilmesini istiyordu. Tablonun üzerine başlığı koyu harflerle yazmıştı; çocuksu, yalın ama derin üç soru: D'Oû Venons Nous? Que Sommes Nous? Oû Allon Nous? (Nereden Geliyoruz? Neyiz? Nereye Gidiyoruz?)” Evet, net olan üç soru! Yazar, Gauguin’in tabloya not düştüğü bu üç soru ile başlıyor ve kitabı yazmaktaki maksadını şöyle anlatıyor; “Elinizdeki kitapta ele almak istediğim şey Gauguin'in üçüncü sorusu: "Nereye gidiyoruz?" Cevapsız bir soru gibi görünebilir bu. Zaman içinde insanın nasıl bir yol izleyeceğini kim söyleyebilir ki? Ama sanırım önceki iki soruyu cevaplayarak bunu da kalın fırça darbeleriyle cevaplayabiliriz. Ne olduğumuzu, neler yaptığımızı açıkça görürsek birçok devirde, birçok kültürde ısrarla varlığını sürdüren insan davranışlarını tanıyabiliriz. Bunu bilmek de bize yapmamızın muhtemel olduğu şeyi, buradan muhtemelen nereye gideceğimizi söyleyecektir.” Yazarımız aslında, insanların yaptığı her şeyin nasıl bir vahşet olduğunu gün yüzüne sermeye çalışmış. Medeniyet ve medeniyet yolunda her türlü yolu mübah görüp “ilerlemeyi” bir ön koşul olarak gören vahşi zihniyetin
Felsefe
İlerlemenin Kısa TarihiRonald Wright · Aylak Kitap · 2012265 okunma
Puan vermedi·155 syf.··
2020 15. kitabı
Profesör Roger Garaudy tarafından kaleme alınan, son derece net ve keskin tespitler içeren kitap; Entegrizm kültürel intihar. Roger Garaudy, Fransız filozof, aynı zamanda bir dönem milletvekili olmuş, Fransa meclis başkan yardımcılığı görevinde bulunmuş ve senatörlük yapmış önemli bir isim. Garaudy, bu eserde Entegrizm’i; İslam entegrizmi, bilimsel entegrizm, Roma entegrizmi gibi daha bir çok başlık altında ele alıyor. Entegrizm, dini veya siyasi alanda hayatın kendi dinamikleri içerisinde meydana gelen her türlü değişim ve gelişime karşı bir direnç geliştirme ve bir nevi kemikleşme halidir. Entegrizm’in pençesine düşen toplumlar, her türlü yeniliği ve gelişmeyi reddederek yeniliğe karşı kemikleşme gösterir. Geleneklere saplantılı bir şekilde bağlanarak, içe kapanır ve dogmacı bir yapıyı sahiplenir. Bu kitapla aslında Garaudy, Kapitalizmin karanlık dünyasına da yolculuk ediyor. Kapitalizmin hayatımızın her alanına nasıl empoze olduğunu, sömürgeciliğin ortaya ilk çıkışından kitabı yazdığı döneme kadar nasıl yansıdığını, Kapitalizmin toplumlara nasıl sızdığını ve toplumları Entegrizmin pençesine nasıl ittiğini de çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Okunmasını tavsiye ediyorum. Kitabı okudukça günümüz dünyasının gözünüzün önünden geçtiğini fark edeceksiniz. Felsefe okuyun, düşünün, Felsefe ile kalın.
Felsefe
EntegrizmRoger Garaudy · Pınar Yayınları · 200584 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2020 1512. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2020 00:27
Muhakkak hepimiz çok duymuşuzdur Kuantum kelimesini. Peki nedir bu kuantum? Kuantum mekaniği nedir dersek; kabataslak madde ve ışığın, atom ve atomaltı seviyelerdeki değişimlerini inceleyen bir bilim dalı diyebiliriz. Yani Kuantum atomları, molekülleri meydana getiren elektron, proton, nötron gibi parçacıkları açıklamaya çalışır. Kuantum mekaniği, Newton geliştirdiği ve “Klasik mekanik” olarak adlandırılan görüşün tersine; evrende gerçekleşen hiçbir olayın kesin ve net bir açıklamasının olamayacağını, sadece bildiklerimizin ancak istatistiksel veriler olduğunu açıklayan bir bilimdir. Yani Kuantum mekaniğine göre mutlak doğru yoktur. Sadece deneme yanılma yöntemi ile elde edilen doğrular vardır. Yani aslında olasılık üzerine kuralın bir sistemdir. Bu sistem insanı esas alır. Bu sistemde, izlenen nesnenin mutlak değişime uğradığı savunulur. Klasik Fizik, insanın dışarıdan gözlem yaptığı bir bilim iken, Kuantum mekaniğinde ise insan olayların tamamının bir parçasıdır. Kuantum mekaniği, bilinç olmadan maddenin varlığını da kabul etmez. Yani her şey soyuttur ve birbiri ile etkileşim halindedir. Kuantum mekaniği, sadece Fizik bilimi ile ilgilenen bilim insanları tarafından değil, Felsefeciler tarafından ele alınmış üzerine uzun uzun görüş bildirilen bir bilim dalı olmuştur. Kuantum mekaniğinin kabataslak açıklamasını yapmaya çalıştım. Şimdi kitaba gelirsek; kitabın yazarı Felsefe Profesörüdür. Yani yukarda belirttiğim gibi bu kurama ilgi duyan Felsefecilerden biri. Yazar kitaba, Giriş bölümünde bir sınıftaki öğrencilerin bitirme ödevinin hikayesi ile başlıyor. Daha sonra “Newton Dönemi” başlığı altında Newton’u yer yer öven, yer yer eleştiren bir başlık ile Kuantum Mekaniğine giriş yapıyor. Yazar Profesör Robert P. Crease, kitapta aslında tek kelime ile “Kuantum”un
Bilim
Kuantum DönemiRobert P. Crease · İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları · 201615 okunma