Ağlamak, uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son gücün çığlığıdır. Ağlayamadığınız zamanlar, bizde o gücün de yok olduğu zamanlardır ki, onun yerine geçen sessizlik, en şiddetli acının yarattığı gözyaşlarından daha yakıcıdır.
Dört gerçek boyut vardır, üç tanesine uzayın düzlemleri diyoruz, dördüncüsüyse ‘zaman’ dır. Genellikle, bu ilk üçü ve sonuncusu arasına hayali bir sınır çizmeye eğilimliyiz. Bunun sebebi, bilincin hayatımızın başından sonuna kadar aralıklı bir şekilde, zaman boyunca hareket etmesidir.