Herkes, tarih okuyor albayım; bugüne değer veren kalmadı. Bugün, zaten yaşanıyor; asıl geçmişte ne olmuş bakalım? Sararmış vesaikin kararmış fotokopilerinin kirlenmiş baskıları. Bugünü daha iyi anlamak içinmiş aslında. Ne olacak anlayacaksın da? Daha mı iyi yaşayacaksın? Öyle deme, öğren öğren: Nazım Paşayı Ruslar nasıl aldatmış? Bakkal Rıza’nın beni aldatmasına karşı yararı dokunur mu?
Dünyadaki insanların acaba kaç binde biri şu anda başını aya çevirmiştir? Halbuki o her şeyi, herkesi görüyor ve gafletimizin üstüne o tatlı, o iyi tebessümünü serpiyor.
…
Halbuki ne kadar masum bir yüzü var; harp meydanlarında bağırsaklarını avuçlayarak ölenleri, apartman kapılarının önüne bırakılan çöp tenekelerini karıştırıp gıda arayanları, aynı gecede ikinci aşıkını pencereden içeri almaya çalışanları gördüğü halde güzelliğini ve saffetini muhafaza edebiliyor. Bizler her gördüğümüz fenalığın ve rezaletin bir parçasını ruhumuzda ebediyen beraber taşımaya mahkum insanlar, onun yanında ne kadar zavallı ve küçük şeyleriz…
Nüfus sayımı döneminde veri toplanmasına karşı şiddetli protestolar vardı. Nüfus sayımının gerisinde burjuva özgürlüğünü tehdit eden bir gözetim devletinin bulunduğundan şüphe ediliyordu. Ancak bugünle karşılaştırıldığında oldukça masum sayılabilecek tahsil, meslek ya da dine
ilişkin veriler toplanıyordu. Yine de öğrenciler bile sokaklara döküldü. Bugünse mahrem bilgileri dahi gönüllü olarak teslim ediyoruz (…) Özgürlüğün ifadesi olarak sınırsız iletişim bütünlüklü bir gözetlemeye dönüşüyor.
Motivasyon hocaları ve olumlu düşünmenin diğer temsilcilerinin sürekli çalkalanan iş piyasası yüzünden mali yıkımın eşiğinde bulunan insanlara iyi bir haberi var: en ürkütücü ‘değişimler’i bile kucaklayın ve bunu fırsat olarak görün.