Halil

Halil
'Psikoloji Bölümü Öğrencisi 'INFJ, 5w4, sp/sx
Meşhur Cogito ve Augustinus
Nihayetinde Descartes, "düşünüyorum" ile "düşünceler vardır" arasındaki farkı vurgulama konusunda açıktır, ki bu ayrım, o zamandan bu yana alınan yolda pek çok kez kaybolan bir ayrımdır. Öte yandan "cogito' nun her yerinde de Augustinus'un kutsal ayak izleri var. Azizin ifadesi şöyleydi: "Var olmayan biri aldatılamaz; o halde, eğer aldatılmışsam varım:''
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Yöntem Üzerine Söylev, aslında bilimsel konularla ilgili pratik yazıların bir derlemesiyken, yani gerçekte felsefe değilken, Meditasyonlar ise, yeni bir denemeden bahseden "ünlü insanlar"ın aynı derecede güzel bir dille anlatılmış bir derlemesiydi.
Descartes'ın Augustinus'u yeniden ifade edişi
Aziz Augustinus, insan bilgisinin kesin ol mama niteliğiyle başa çıkmada "ilahi ilham/vahiy"in yardımına başvurdu; Descartes ise bu kavramı "doğal ışık" olarak yeniden tanımlamakta ve bize açık görünen her şeyin -"açık ve seçik olarak algılanan her şey"in- hakiki olması gerektiğini söylemektedir. Heyhat, bu durum, tam da bizim kuşku duymak istediğimiz hakikatleri başkalarının doğal ışık sayesinde görmesine imkan tanır!
Montaigne ve Descartes- Ortak Duyu
Descartes, aynı zamanda, mütevazı bir şekilde daldan dala atlayan gözlemlerinden dikkatlice derlediği Denemeler'iyle halihazırda elli yıl boyunca Fransız aristokratlarına çok keyif vermiş olan Montaigne'nin son derece popüler olan yazılarını da taklit ediyordu. Hatta Descartes, "ortak duyu"nun "dünyada en eşit şekilde dağıtılmış şey" olduğunu söyleyerek, Söylev'i selefine yaptığı kurnazca bir göndermeyle açar. Ancak Montaigne, hiç kimsenin bu ortak duyudan aldığı payla tatmin olmamış göründüğünü, söyleyerek devam eder cümlesine. Oysa Descartes'ta böyle mizahi bir kayda rastlamıyoruz.
Öte yandan Descartes'ın birinci tekil şahıs ağzıyla yazması, modern göze bir demokrasi, "modernite" işareti olarak görünür.