İnsanlar vedalaşırken, genellikle olayın sürekliliğini inkâr eden sözler dile getirmeyi severler: Birbirlerinden ayrılırken 'Auf Wiedersehen' yani tekrar görüşene kadar, derler. Yeni bir araya gelme planları yapmakta çok aceleci davranırlar ama bunu unutmakta daha da acelecidirler. Ben bu tür insanlardan değilim. Gerçeği söylemeyi tercih ederim ki gerçek de büyük ihtimalle bir daha karşılaşmayacak olduğumuzdur. Bir daha Viyana'ya geleceğimi hiç anmıyorum ve herhalde siz de hiçbir zaman, beni İtalya'ya dek izleyecek kadar hasta sıkıntısı içinde olmazsınız.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sizin gibi bir doktorla hiç karşılaşmamıştım; bu kadar yetenekli, bu kadar ilgili ve bu kadar kendine özgü. Belki bana çok şey öğretebilirsiniz. Konu, 'insanlarla birlikte nasıl yaşanır'a gelince benim sıfırdan başlamam gerek.
...
Doktor, benim adına girdiğiniz çabalara bir son vermenizde ısrar edeceğim! Tavsiyenizi ve teklifinizi reddetmek, sizi tekrar tekrar reddetmeyi sürdürmek, size borçlu olduğum için duyduğum utancı artırmaktan başka işe yaramıyor.
Breuer ağzından çıkacak sözcükleri iyice tarttı. Bunun son şansı olduğunu biliyordu. Kaybedecek olursa, Nietzsche pazartesi günü Basel treninde olacaktı. Daha önce yaptığı yanlışları aklından geçirdi çabucacık; bunları tekrarlamamalıydı. Sakin ol, dedi kendi kendine. Zekâ yarışmasına girme: Senden bir kat daha zeki o. Tartışma; kaybedersin, kazanacak olsan bile, kaybeden sen olacaksın. O öteki Nietzsche, ölmek isteyen ama yine de yardım çağıran ve senin de yardım etmeye söz verdiğin Nietzsche; o Nietzsche şu anda burada değil. Onunla konuşmaya çalışma.
Breuer tekrar kulağını Nietzsche'nin ağzına yaklaştırdı, önce duyduklarına inanamadıysa da ne söylediğini çıkarabildi. Nietzsche, ''Yardım et, yardım et, yardım et, yardım et, yardım et!'' diyordu.
Breuer'in üzerinden bir şefkat dalgası geldi geçti. ''Yardım et!'' İşte, benden bütün istediği bu, diye düşündü. Lao Salome yanılmıştı. Arkadaşı yardım isteyemeyecek biri değildi ama bu başka bir Nietzsche'ydi, ilk kez tanıdığı bir Nietzsche.
...
''Profesör Nietzsche. Nihayet yaşama döndünüz. Sizi gördüğüme çok memnun oldum. Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?''
Nietzsche'nin sesi yumuşaktı, sözcükleri yuvarlıyordu, ''Yaşadığım için sevinçli değilim. Hiç değilim. Karanlık korkusu yok. Korkunç, kendimi çok korkunç hissediyorum.''