Halil

Halil
'Psikoloji Bölümü Öğrencisi 'INFJ, 5w4, sp/sx
Rönesans
Bu değişikliklerin önemli bir önkoşulu, doğal iktisattan malî iktisada geçilmesidir. Ortaçağ'ın sonlarında zanaatın hızla geliştiği, çalışkan tüccarların yaşadığı, bankaların desteğiyle malî iktisadın öne çıktığı kentler oluşmuştu. Böylece doğal yaşam koşullarından bir ölçüde bağımsız olabilen bir burjuvazi gelişti. Yaşamak için gereken şeyleri parayla satın almak mümkündü artık. Bu gelişmeler tek tek kişileri çalışkan ve yaratıcı olmaya yöneltti, düşgücünü harekete geçirdi.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
''Böyle anlatınca her şey çok hüzünlü ve ciddi oluveriyor.'' ''Ama zaten yaşam da hüzünlü ve ciddi. Harika bir dünyaya getiriliyoruz. Birbirimizle karşılaşıyor, tanışıyoruz. Kısacık bir süre birlikte yaşıyoruz. Sonra birbirimizi yitirip tıpkı geldiğimiz gibi aniden ve açıklanamaz bir şekilde ortadan kayboluyoruz."
Eski bir Yahudi ve Hıristiyan anlayışına göre, Tanrı sadece erkek değildir. Kadınsı bir yanı da vardır, yani bir tür 'analık doğa'sına sahiptir. Çünkü kadın da Tanrı'nın bir kopası olarak yaratılmıştır. Yunancada Tanrı'nın bu kadın yanına Sophia denirdi. ''Sophia' ya da 'Sofie' Bilgelik demektir.
Yolun bir kısmını geçmek, yolunu kaybetmekle aynı şey değildir.
Aristoteles ve İslam
İspanya'daki Arapların etkisi kendini gösterdi. Ortaçağ boyunca canlı bir Aristoteles geleneğini sürdürmüştü Araplar. 1100 dolaylarında Kuzey İtalya'daki bazı prensler Arap bilgeleri ülkelerine davet etti. Böyle Aristoteles'in birçok yazısıyla tanışıldı, Yunanca ve Arapça'dan Latinceye çevrildi bunlar. Bu da doğabilimsel sorulara yönelik yeni bir ilgi yoğunlaşması yarattı. ... Kısaca diyebiliriz ki, Ortaçağ'ın başında Augustinus'un Platon'u yaptığı gibi, Aquino'lu Thomas da Aristoteles'i Hıristiyanlaştırmıştır.