Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dünyanın var olmadığını yıllar önce bir arkadaşıma söylediğimde, "Bu senin düşüncen" yanıtını almıştım. Tartışmanın galibi olmak için verilecek yanıt basitti.
"Dünyanın var olduğu da, başlangıçta birinin düşüncesiydi. Belki Tanrı'nın! Belki de başka bir gücün. Ama mutlaka, bu dünyanın da düşünce aşamasında olduğu bir zaman vardı."
Gökyüzü ile suyun buluştuğu çizgi üzerindeki beyaz köpükleri seyrettim. Ne zaman taşacak sular, denizler, okyanuslar, diye düşündüm. Ne zaman bütün dünya taşan nehir sularının altında kalacak? Yaratıcı ne zaman anlayacak hatasını?..
Mutsuzluğun nedeni başarısızlıktan gelmemeliydi, hele hayal kırıklığı asla gözyaşlarının nedeni olmamalıydı... Neden insanlar bir türlü anlayamıyorlar hayattan hiçbir şey beklememeleri gerektiğini, diye düşündüm. Neden binlerce kitap, film, şarkı, şiir umudu tek hayat kaynağı olarak göstermiş, diye düşündüm... Ve neden bu kadar içi boş bir duyguya, acımasızca cezalar yağdırabilecek bir arzuya hayran kalınır, diye düşündüm... Hiçbir zaman ümit etmedim. Umutla tanışmadım. Eğer mutsuzluk, istediğini bulamamaktan, hayalini gerçekleştirememekten kaynaklanıyorsa sıradanlaşır. Sadece adı kalır. Güler geçerim sınavlarında başarılı olamadıkları için ağlayan gençlere, sevdikleri terk ettiği için intihar eden kadınlara. Kolay mı bu kadar tanımak mutsuzluğu hayatın karanlığında? En anlaşıldığı noktada başlar bilinmezleri hikâyenin. Kolay mı hayat, daha zengin olamadığı için bir adamın ağlayacağı kadar?