Kubowski

Şu dünyayı Tanrı yarattıysa, onun yerinde olmak istemem doğrusu. Çünkü, dünyanın sefaleti yüreğimi parçalar. Yaratıcı bir ruh düşünülürse, yarattığı şeyi göstererek ona şöyle bağırmak hakkımızdır: “Bunca mutsuzluğu ve boğuntuyu ortaya çıkarmak uğruna, hiçliğin sessizliğini ve kıpırdamazlığını bozmaya nasıl kalkıştın?"
Sayfa 70 - YKY·Kitabı okudu
Felsefe
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Hayatın birinci yarısı, mutluluğa karşı duyulan yorulmak bilmez bir özlem olduğu halde, ikinci bölümü acı dolu bir korku duygusuyla kaplıdır. Çünkü mutluluk denilen her şeyin kuruntu olduğu ve acıdan başka gerçeğin bulunmadığı fark edilmiştir artık. Aklı başında insanların, yakıcı zevklerden çok acısız bir hayata yönelmeleri bundan ötürüdür. Gençliğimde, kapımın zilinin her çalınışında, gönlüm sevinçle doluyor ve kendi kendime, "Oh ne iyi! İşte yeni bir olay!” diyordum. Ama yıllar geçip de olgunlaştığım zaman, her zil sesinden sonra şöyle düşündüm: “Yine ne var?” İnsan yaşlandıkça, tutkuların ve isteklerin nesnesi farksızlaştıkça; bu isteklerin ve tutkuların bir bir ortadan kayboldukları, duyarlığın güdükleştiği, hayat gücünün zayıfladığı, görüntülerin solduğu, izlenimlerin etki yapmadan gelip geçtiği, günlerin gittikçe daha hızlı aktığı, olayların önemlerini kaybettiği ve her şeyin renksizleştiği görülür. GÜNLERİN YÜKÜ ALTINDA SALLANARAK YÜRÜR İNSAN YA DA BİR KÖŞEYE ÇEKİLİP DİNLENİR. Geçmiş varlığının gölgesi ya da hayaleti hâline girer. Kendinden geçme, sonsuz uyku hâline dönüşür bir gün.
Sayfa 68 - YKY·Kitabı okudu
Felsefe
Her ne olursa olsun, hayata belli bir ölçüye kadar dayanabilen bir kimse bile, giderek yaşlandıkça, her şeyin bir hayal kırıklığı ve hatta bir aldanış olduğunu kavrar. Başka bir deyişle, koskoca bir aldanıştan başka bir şey olmadığını öğrenir.
Sayfa 68 - YKY·Kitabı okudu
Felsefe
Bu arada, şunu da söylemek isterim: Benim aşk metafiziğim, aşk tutkularına kapılmış insanları ne kadar sinirlendirirse sinirlendirsin, yine de, karşısına düşünceye dayanan eleştiriler ve doğruluğunu çürütüyor gibi görünen gerçekler çıkarılsa da, açıkladığım temel hakikat, bu tutkuyu gemlemek bakımından, bir kimsenin işine, her şeyden daha fazla yarayacaktır. Ama şu eski söz, doğruluğunu koruyacaktır yine de: “Kendinde ölçü de düzen de bulunmayan şeyi, akılla yönetemezsin.”
Sayfa 60 - YKY·Kitabı okudu
Felsefe
Tutku, sadece tür için değerli olan şeyi, birey için de değerliymiş gibi gösteren bir kuruntuya dayandığı için, bu kuruntunun ve aldanışın, tür amaçlarına eriştikten sonra ortadan kalkması gerekir. Böylece, bireyi avucunun içine almış olan tür ruhu, onu yeniden serbest bırakır. Türün ruhu tarafından terk edilmiş birey, yeniden ilk sınırlılığının ve darlığının içine düşer ve bu çeşit yüce, gözü pek ve sonsuz bir çabadan sonra, herhangi bir cinsel doygunluktan elde edilen hazdan farklı bir hazzın yaşanmamış olduğunu şaşkınlık içinde görür. Umduğunun tam tersine, kendini eskisinden daha mutlu bulmaz. Tür ruhu tarafından aldatılmış olduğunu fark eder.
Sayfa 60 - YKY·Kitabı okudu
Felsefe