Ve hayatında ilk defa olarak ağır, ciddi düşündü, kaldı. Hayat bir an içinde, ona, en çıplak ve en kaba haliyle görünmüştü. Bu dünyada her şey ne bayağı, ne beyhude, ne kirliydi!
Geçmişin, hiçbir insanın üzerinde olamayacağı kadar büyük etkisi vardır üzerimde: Gerilerde kalmış bir hüznü veya sevinci hatırlatan her şey derinden sızlatır yüreğimi, aynı şeyleri yeniden yaşatır bana... Aptal bir yaradılışım vardır: Hiçbir şeyi unutmam... hiçbir şeyi!
Kalbim bütün kuvvetiyle yerinden sıçradı, Nerimancığım. Siz güzeller, bizim gibi güzel olmayanların, güzel dendiği vakit ne hissettiklerini bilmezsiniz. Hatta söyleyen bir ihtiyar olsa bile.
Her şey birdir, çünkü her şey bir minnacık şeyden gelir, dağ taş bilir bunu, çayır çimen bilir, yayla yatak bilir, bulak koytak bilir, ova deniz bilir, canlı cansız her nesne bilir. Hepsinin sebeb-i mematı olan sen hariç. Sebeb-i hayat olabilirdin halbuki. Olmadın. Utan!