Besmele, bavulumuzu açarken kullandığımız basit anahtarın otomatizmine düşürülecek olursa, elimize geçecek şey kendi eski çamaşırlarımızdan başka bir şey olamaz. Besmele, yalnız Allaha dayanılarak yapılan işin, vazifenin açış formülüdür; ve mana, hikmet, güzellik, gerçeklik, tesir, tenbih bakımından hiçbir dinde böyle bir anahtar mevcut değildir.
İslam, iman ruhunun, bitmez tükenmez, durmaz, dinlenmez aksiyonundan ibarettir…
İslamın baş vazifesidir ebedi oluş yolunda sonsuz hareket… Ve hiçbir yerde durmadan, hiçbir oluşu, olup bir merhale saymadan, devamlı hareket…
Aksiyonu nasıl anlayacağız? Şöyle: Kalabalıklara karşı çıkmak, kalabalıkları ardına takmak, ona bir “Arz-ı mev’ud” göstermek, cemiyeti kendi seviyesi üstüne tırmandırmak cehdi, gayreti, teşebbüsü, hamlesi ve büyün bunların eseri…
İşte ruhun, maddeye sinmesi, ideal alemden eşya ve hadiselere inmesi, rüyalarını madde madde heykelleştirmesi ve gerçekleştirmesi ceddinden ibaret olan aksiyon, bütün insanlık tarihini meltemlerle doldurur. Bu ceddin, türlü şekiller ve bahaneler altında, tarihi yaprak yaprak ürperttiğini görüyoruz.