Bir kolej profesörü, daha etkili bir iletişimci olabilmek amacıyla attığı küçük, dâhiyane bir adımdan bahsediyor.? Bir gün öğrencile- rinden biri, dersini dinleyenlerin dikkatini dağıtan ve kafalarını ka- rıştıran sözel bir tike dönüşmüş olan bir davranışından SÖz etme Cesaretini göstermişti: Bazı insanların cümlelerin arasına yerli yersiz "ondan sonra' sözcüklerini eklemesi gibi, O da cümlelerini "yani" sözcüğüyle bitiriyordu. Profesör kendi konuşmalarına bu açıdan dikkat etmeye başladı- ğında hayretler içinde kalmıştı; öyle bir niyeti olmadığı halde, hatta bu sözcüğü söylediğinin farkında bile olmadan, ikide bir "yani"' deyip duruyordu. Bu rahatsızlık veren alişkanlığı tamamen bilinçsizce geliştirmiști. Ama șimdi değişmeye kararlydı; cesur bir adım ata- rak, öğrencilerinden bu sözcüğü her duyduklarında ellerini kaldır- malarını istedi. Sonrasını şöyle anlatıyor: "Bu alışkanhığın bilincine tam olarak varmamı sağlayan üç yüz el sayesinde, hemen değiși- verdim." Üstün performanslı kişiler bilinçli bir șekilde geribildirim arar- lar; bunun değerli bir bilgi olduğunu fark ederek, başkaları tarafindan nasıl algılandıklarını işitmek isterler. Özbilinçli kişilerin aynı zamanda daha iyi performans göstermeleri de, kısmen bundan kaynaklanıyor olabilir.Anlașılan özbilinçleri, iyileștirme sürecinin aralıksız devam etmesini sağlamaktadır. Ayrıca, özbilinç kendi başına paha biçilmez bir değişim aracıdır; özellikle değişim gereksinimi kişinin hedefleri, misyon anlayışı ya da -kendini geliştirmenin iyi bir șey olduğu inancı dahil- temel değerleriyle tutarlıysa.
çevremizdeki insanlar da inkârımıza göz yumma eğiliminde olabilirler. Örgütsel yașamda elde edilmesi daha zor olan
bilgi türlerinden biri, işimizi nasıl yaptığımızla, özellikle de kusurlarımızla ilgili dürüst, yapıcı geribildirimlerdir. Bir sorun hakkında
ilgili kişiyle dürüst ve açık bir șekilde konuşmak yerine, o kişinin
ardından birbirine șikâyette bulunmak, mesai arkadaşlarının, astların
ve patronların daha kolayına gelir. Her șey yolundaymış gibi davra-
nlır, oysa aslinda hiç de öyle değildir. Bu danışıklı dövüşte şeytani
bir pazarlık vardır, çünkü sorunu gerçekten çözmemize olanak ve-
recek hakikatleri örtmek pahasına, ahenk içinde, etkili bir şekilde
çalışıyormușuz gibi bir yanılsamayı kendi kendimize yuttururuz
Birinin belli bir durumu sürekli olarak kötü idare etmesi, bir kör
noktanın kesin işaretidir. Bir örgütün daha alt kademelerinde, bu tür
sorunlar "tuhaflık" olarak kolayca göz ardı edilebilir. Ama yüksek
kademelerde, sonuçları Ve görünürlükleri açısından büyürler; buk sorunların olumsuz etkileri sadece onları yaşayan kişi için değil, bir
bütün olarak topluluk için de önemlidir.
Görece yaygin -ve bedeli ağır olan- kör noktalardan bazılarl,
aşağıdaki listede yer alıyor. Bunlar, söz konusu noktalar dışında gayet bașarılı olan kırk iki yönetici üzerinde Robert E. Kaplan tarafin-
dan yapilmıș bir incelemenin bulgularıdır.?" İncelenen kişilerin ko-
numları, bölüm başkanlarından yürütme kurulu başkanlarına kadar
geniş bir yelpazeyi kapsıyordu; ama benzer sorunlar her konumda
ortaya çıkabilir.
Kör hirs: Ne pahasına olursa olsun kazanmak ya da "doğru" gö-
rüntüsü vermek zorundadır; işbirliği yapmak yerine rekabet eder;
kendi değerini ve katkısını abartır; yüksekten atar ve tepeden ba-
kar; insanlara siyah-beyaz mercekten, ya dost ya da düşman gö-
züyle