Bayram sofrası sohbetlerinde, yüzü gittikçe silinen bir isimden ibaret olacağız ve giderek eski devirlere ait, adsız sansız yığının içinde kayıplara karışacağız.
Ve birden, "ihtiyarladım," diye düşündü. "İhtiyarladım. Şurada, bir sandalyenin üzerinde, gırtlağıma kadar kendi yaşamıma gömülmüş oturuyor ve hiçbir şeye inanmıyorum.
Hem şimdi artık tamamen yalnız kalmıştı, lanetlenmişti, ölüm döşeğindekiler gibi yalnız kalmış, terk edilmişti, ama zevkli bir yanı da vardı bunun, muhteşem bir soyutlanma; birine bağlı olanların asla tadamayacağı bir özgürlük.