North Beirut

North Beirut
@Kuzeybeyrut
Her zaman yazarlar yazılarını yazmazlar, bazen de yazılar yazarlarını yazarlar. “Okuduğun kadar düşünmeye vakit ayırmıyorsan okuduğun bir işe yaramıyor demektir.”
9/10
·210 syf.··
2018 69. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Aralık 2018 03:10
Bazı kitaplar vardır gerçekten hakkında çok konuşmaya gerek yoktur. “Al, oku” deyip geçeceksin, o depremi okuyunca okuyanın kendisi yaşayacak ama ben kendime not düşmek ve kitabı birilerinin radarına düşürmek için yine de yazacağım. Bitirdiğim günden beri inceleme yazmak için yanıp tutuşuyordum. Nihayet kendi çapımda yaptığım araştırmayı bitirip yazmaya başladım. Çok büyük ihtimalle yazdığım ve yazacağım en uzun inceleme olacak. Birilerine ulaşırsa ne mutlu bana. Kitap, Çin’de köyleri gezip köylülerden dinlediği hikâyelerle halk şarkıları derleyen bir gezginin, kitabın kalanındaki anlatıcımız olacak olan Fugui ile karşılaşması ve Fugui’nin ona anlattıklarıyla gelişiyor. Olayların yaşandığı dönem, Mao’nun Çin’in lideri olduğu ve sözümona Büyük İleri Atılım projesini gerçekleştirmeye koyulduğu zamanlar. İncelemenin kalan kısmında bu projeyi BİA diye kısaltacağım ve Mao’nun kendi halkına yaşattığı acıları ve zulmü dilim döndüğünce anlatacağım. Öncelikle yaşanmış tarihi bir döneme ışık tuttuğu ve beni derinden sarstığı için bu incelemeyi yazmasaydım da kitaba kaynaklık eden Mao dönemi Çin’i kesinlikle araştıracaktım. Yazarımız Yu Hua kendi çocukluğunda , yine Mao döneminde yaşanan Kültür Devrimine tanıklık ediyor. Bu dönemin onda yaşattığı travmanın izleri de yazdığı her kitabında yer bulmuş. Bu Kültür Devrimi’ne aşağılarda BİA ile birlikte detaylı olarak değineceğim. Kitap yayımlanır yayımlanmaz Çin’de yasaklanıyor. Sonra filme uyarlanıyor, hızını alamayan devlet anında filmi de yasaklanıyor. Bir ülkenin yüzleşmekten ve başkalarının da haberdar olmasından korktuğu utanç dolu bir geçmişe sahip olması ne acı. Çin tarihini elimden geldiği kadar kısaltıp özet geçeceğim. Benim de çok bilgim yok, az şey okudum. Eksiğim, yanlışın olursa affola. Belirtirseniz
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,1bin okunma
North Beirut
incelemeniz harika tebrik ederim çok kalp <3
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Büyük bir heyecanla alıp okumaya başladığım bu kitapta fazlasıyla hayal kırıklığı yaşadım. Ruhumuzda açılan yaraların bedenimizde farklı hastalıklar olarak dışarı vurduğunu düşünüyorum. Hüzünlerimiz, kinlerimiz, nefretlerimiz, pişmanlıklarımız, hayal kırıklıklarımız vs vs... Bu kitapta da bu bahsettiğim ruhi yaralarımızın vücudumuza ne şekillerde sirayet ettiğini okuyacağımı düşünmüştüm, çok heyecanlanmıştım. Üstelik yazarın bir diş hekimi olması da beni fazlasıyla meraklandırmıştı. Kitabı elime alınca tamamen fikrim değişti. Resmen saçmasapan hiçbir mantığı olmayan ritüeller, fikirler ve başka dinlerin yansıması figürlerle bezenmiş korkunç bir kitap. İslam ile uzaktan yakından alakası olmayan söylemler mevcut. Yazar dalga geçer gibi sizin dini inancınız bunu götürmese de, reenkarnasyon var gibi söylemlerde bulunarak bizim dini duruşumuzu rencide etmeye çalıştığı gibi bize bu söylemini kitaptaki yazdığı her satırla aşılamaya çalışmış. Daha nice İslama aykırı durum var. Israrla evrenin (haşa) bizi yarattığını iddia ediyor. Keşke hiç almasaydım dediğim bir kitap oldu. Kesinlikle tavsiye etmiyorum.
Edebiyat
Sırlarımız Kadar HastayızBülent Demircioğlu · Destek Yayınları · 0625 okunma
North Beirut
Ben de öyle sanmıştım. Okurum diye de listeye aldım ama şimdi yorumunuzu görünce gerçekten hayal kırıklığı oldu..
9/10
·460 syf.·
2019 38. kitabı
Alev Alatlı’nın “or’da kimse var mı?” Adıyla yayınlamış olduğu “Günay Rodoplu” serisini çok önceden okumuş ve tesirinden uzun süre çıkamamış biri olarak bu kitabını okumak İçin uzun bir süre bekledim diyebilirim. Her bir kitabı ortalama iki sene arayla okuduğumu düşünürsem zamanı gerçekten gelmişte geçiyor bile. Kitapla ilgili öncelikle şunu söylemeliyim; ilk kitapları okumayan birisi için cidden zor bir kitap. Seri birbiriyle çok bağlantılı mı derseniz; hayır değil aslında. Her kitap bir Türkiye gerçeği üzerinden gidiyor ve birbirleriyle genellikle karakter bakımından bağlılar. Ama Türkiye gerçekleri bağlamını düşündüğünüz de diğer kitaplardan bihaber bir şekilde bu kitaba başlamanız baya bir kafa karıştırıcı olabilir. Şu an kitabı tam bitirmediğim için şimdilik bu kadarla kalsam iyi olacak :) - ve kitabı bitirdim. Alev Alatlı’nın kelimelerle raks etmesine hayranım. Günde kaç kelimeyle konuşuyorsanız unutun! Bu kitabı okurken ne kadar çok kelimeyle muhatap olduğunuza şaşıracaksınız. Yazarın edebi dili ustalıkla kullanması bir yandan, bakış açısı diğer yandan.. belki de sizi sersemletecek boyutta bir kitap olacak. Öncelikle; Kitap dört bölümden oluşuyor ve her bir bölüm kendi içerisinde de bölümlere ayrılıyor. Bölümler birbiriyle çok bağlantılı olmasa da bir ana konunun üzerinden ilerliyor. Ve bazı kişilerin isimleri -mesela sevan Nişanyan, Ali nesin, Cüneyt Özdemir, Ayşe Arman, Mustafa Sarıgül gibi- açık bir şekilde anılmasa da okurken kim olduklarını anlıyorsunuz. Genel anlamda bu isimler ciddi şekilde eleştiriliyor yazar tarafından ve bir bu kadar isim de anılarak önünüze ciddi bir argüman serisi sunuluyor. Genç siviller, Şirince matematik köyü, Gonca Kuriş, Abdullah Öcalan, PKK, hizbullah, CHP, AKP... ve yakın tarihte adından çokça bahsettirmiş birçok kişi,
Beyaz Türkler KüstülerAlev Alatlı · Everest Yayınları · 2013278 okunma
Denizcigülo isimli okura yanıt verildi
North Beirut
Rica ederim 😌 çok sevindim
8/10
·368 syf.·
2020 37. kitabı
İmam-Hatip kökenli bir İlahiyatçıyım. Hem mesleğim itibariyle hem de öğrencilerimle daha rahat görüş alış-verişinde bulunabilmek için -bize göre zıt görünen- bu tarz kitaplar okumaya önem veriyorum. Alanım felsefe- sosyoloji - psikoloji arasında gidip gelmeler yaşayan disiplinler arası bir durumda kalsa da, bu tarz kitapların hepimiz adına büyük önem taşıdığı düşüncesindeyim. Kitabı ikinci kez okudum. İlk okuduğum zaman evrim ve evrime dair hem ön yargım varmış -ortam sebebiyle- hem de yeterli bilgim yokmuş ama şimdi aradan on yıl geçince tekrar okuduğumda bambaşka bir ben ve bambaşka bir kitapla karşılaştım. Durumdan memnunum. Düşünce yapımın gelişmiş olmasından yana da mutluyum açıkçası. Bunca zaman sonra kendimi ön yargılardan ve bilgisizlikten kurtarmışım diyorum. Bir İlahiyatçı olduğunuzda bazı şeylerden kendinizi kurtarmanız sosyal ortamdan kaynaklı bir durum olması sebebiyle zordur. Uzun yıllar savaşmanız gereken bir düşünce yapısı ile karşı karşıya kalırsınız. Bazen bu meslek grubunuz olur bazen de tam tersi karşıt düşünce dediğimiz gruplar ama her iki yönden de kendinizi hep bir savaşın içerisinde bulursunuz. Bazen düşünce savaşı, bazen özgürlük savaşı, bazen kendin olma savaşı... bu liste o kadar uzundur ki kafayı yememek içten bile değildir. Her neyse. Evrime inanıyorum, evet bizler büyük bir biyolojik evrimden geçmişiz.. ama hala takıldığım bir nokta var ki söylemeden geçmek istemedim; yoktan var etmeyi açıklayamayan bir bilim din eleştirisinden öteye geçemiyor maalesef. Bilimsel çalışmaları çok yakından takip ediyorum ve her gelişme gerçekten heyecan ve merak uyandırıcı ancak yoktan var etmek hala bir sır.. okuyunuz, okutunuz efendim.
Tanrı YanılgısıRichard Dawkins · Kuzey Yayınları · 20204,105 okunma
h isimli okura yanıt verildi
North Beirut
Kör Saatçiyi henüz okumadım, okuma listemde inşallah bir gün onu da okuyacağım. Tesadüf kısmında hala oturtamadığım şeyler var evet, tahmin ettiğiniz gibi tesadüf kısmından kaynaklı tam kabulenememe ki zaten çoğu kişinin de takıldığı nokta bu diye düşünüyorum. Benim bunu aşmam biraz daha zaman alacak malum düşüncenin oturması zaman alıyor. Teşekkür ederim görüşünüz için :))
8/10
·368 syf.·
2020 37. kitabı
İmam-Hatip kökenli bir İlahiyatçıyım. Hem mesleğim itibariyle hem de öğrencilerimle daha rahat görüş alış-verişinde bulunabilmek için -bize göre zıt görünen- bu tarz kitaplar okumaya önem veriyorum. Alanım felsefe- sosyoloji - psikoloji arasında gidip gelmeler yaşayan disiplinler arası bir durumda kalsa da, bu tarz kitapların hepimiz adına büyük önem taşıdığı düşüncesindeyim. Kitabı ikinci kez okudum. İlk okuduğum zaman evrim ve evrime dair hem ön yargım varmış -ortam sebebiyle- hem de yeterli bilgim yokmuş ama şimdi aradan on yıl geçince tekrar okuduğumda bambaşka bir ben ve bambaşka bir kitapla karşılaştım. Durumdan memnunum. Düşünce yapımın gelişmiş olmasından yana da mutluyum açıkçası. Bunca zaman sonra kendimi ön yargılardan ve bilgisizlikten kurtarmışım diyorum. Bir İlahiyatçı olduğunuzda bazı şeylerden kendinizi kurtarmanız sosyal ortamdan kaynaklı bir durum olması sebebiyle zordur. Uzun yıllar savaşmanız gereken bir düşünce yapısı ile karşı karşıya kalırsınız. Bazen bu meslek grubunuz olur bazen de tam tersi karşıt düşünce dediğimiz gruplar ama her iki yönden de kendinizi hep bir savaşın içerisinde bulursunuz. Bazen düşünce savaşı, bazen özgürlük savaşı, bazen kendin olma savaşı... bu liste o kadar uzundur ki kafayı yememek içten bile değildir. Her neyse. Evrime inanıyorum, evet bizler büyük bir biyolojik evrimden geçmişiz.. ama hala takıldığım bir nokta var ki söylemeden geçmek istemedim; yoktan var etmeyi açıklayamayan bir bilim din eleştirisinden öteye geçemiyor maalesef. Bilimsel çalışmaları çok yakından takip ediyorum ve her gelişme gerçekten heyecan ve merak uyandırıcı ancak yoktan var etmek hala bir sır.. okuyunuz, okutunuz efendim.
Tanrı YanılgısıRichard Dawkins · Kuzey Yayınları · 20204,105 okunma
h isimli okura yanıt verildi
North Beirut
Aslında açıklayabilir miyim bilmiyorum çünkü ne zaman "ben şu an böyle düşünüyorum ve evrene bu gözle bakıyorum" desem insanlardan farklı eleştiriler alıyorum. Kimisi olumlu kimisi olumsuz ve moral bozucu.. ben Tanrıyı kabul eden bir Darwin evrimini kabul ediyorum. Darwin büyük bir şey keşfetmiş ve tarihinde bunu tek başına keşfeden biri de değil. Ama en iyi açıklayan ve sistemli şekilde yazıya döken birisi. Darwin eleştirilerim var tabi ki, toplu bir kabul ediş değil bu. Malum İlahiyatçıyım, bağlı olduğum yer belli.. O yüzden eleştiri almam da bu mana da normal geliyor bana çünkü kulağa enteresan geliyor farkındayım. Ama bildiğim ve düşündüğüm şu ki; reddedilemeyecek bir evrim var evet. adına biyolojik diyin sosyolojik diyin ne derseniz diyin ama bu evrim gerçeklşiyor ve biz bunun bir parçasıyız. umarım açıklayıcı olmuşumdur :)