Bu yıl kendisine hiç şans vermediğim yazarların kitaplarını okumak istediğim için yeni yıl hedefim “önyargılarından kurtul” oldu. Bu sebeple kitap yazarının kendisine “duruşu” sebebiyle önyargılarım olduğundan, ilk bu kitap ile başlamak istedim. Belki yazarın kitabını okuduğumda bu önyargılarımdan kurtulabilirim diye düşünmüştüm. Ancak kitap bana pek bir şey anlatmadı. Yada bildiklerimi tekrar ettirmekten öteye götürmedi demeliyim.
Yazarın üslubu, anlatım tarzı gayet akıcı ancak bu kadar akıcı olmasına rağmen, çok fazla devrik cümle içerdiğinden bu durum beni fazlasıyla rahatsız etti.
Kitap, Tevekkül ve Tefekkür ana konuları altında çokça kıssadan, hadisten ve ayetten oluşuyor. Yazar anlatımlarını alıntılamış olduğu bu kıssalar, hadisler ve ayetler üzerinden yaptığı için kitap hakkında “yorum” kitabı demenin yanlış olmadığı kanısındayım. Çünkü alıntıları çıkardığınızda yazarın söylemiş olduğu üç beş ana temayı defalarca tekrar ettiği açıkça görünüyor.
Ayrıca alıntıların bir çoğu kaynak belirtilmeden alınmış, tabi böyle olması da başka bir sorunu ortaya çıkarıyor. Özellikle İslam dininde “israili bilgi” adını alan hikayelerin alıntılanmış olması, “Allah böyle dedi” şeklinde ayetlerde yeri olmayan cümlelerin kurulmuş olması vs. ciddi sorunlar teşkil ediyor.
Belki ilahiyat kökenli olduğumdan dolayı kitap bana pek bir şey anlatmamıştır. Bilemiyorum. Şuan tek bildiğim kitabın yazarı hakkındaki önyargılarımı yıkmamış olması.
2. Kitabını da okuyacağım. Belki o zaman fikrim değişir. Neyse.
Kısacası, kitap ile ilgili görüşlerimi maddeler halinde belirtecek olursam;
1. Kaynak belirtilmeyen birçok alıntılarla dolu.
2. Birkaç Hadis-ayet bilgileri eksik verilmiş.
3. “İsraili” dediğimiz bilgiler içermekte.
4. Kitaptan alıntıları çıkardığımızda geriye pek bir şey kalmıyor.
5. Aslında