HANGİ ÖTEKİ?
Bay Golyadkin kendi halinde maskeli insanların arasında maskesiz olduğunu, ikiyüzlü,sahtekar, yalaka,dalkavukça hareketleri olmayan, kendi işinde ve gücünde 9.dereceden bir memur olarak tanıtır kendini bize. Çalıştığı işyerindeki yüksek mertebeden memurların düzenlediği bir yemeğe gitmeye çalışırken her şey bir anda alt üst olur onun için.Davetli olduğunu sandığı (belkide değildi) bir yemeğe alınmamasından sonra her şey onun için değişir. Gururu, onuru kırılmış ve bütün benliğini kaybeder duruma gelir. Bu noktada öteki benliği ortaya çıkar. Öteki benliği toplumun kabul ettiği, benimsediği, ötekileştirmediği, çalıştığı işyerindeki memurlar tarafından sevilen ve sayılan ikiyüzlü, dalkavukça hareketleri olan yalancı ve sahtekar bir kişi olarak karşımıza çıkar. Bu kişi de aslında Bay Golyadkindir. Bay Goldyadkinin yarattığı bu öteki aslında eğer bu şekilde davranışlar sergileseydi toplumun onu kabul edeceği düşüncesinden kaynaklı bir zihinsel kişilik bölünmesidir. Hayal ve gerçek birbirine girmiştir. Paranoyak davranışlar sergilemeye başlar. Düşmanları olduğunu söyler sürekli oysa yarattığı en büyük düşmanı yine kendisidir öteki benliğidir. Tek isteği kendi gibiyken sevilmek ve sayılmak olan bu insanın aslında insanın kendi gibiyken sevilip sayılmadığını görür. Bu romanda kişinin var olma savaşını ve benliklerinin savaşına şahit oluyoruz. Hepimiz farklı benliklere elbet sahibiz ve gördüğümüz kadarıyla toplum kötü insanı her zaman daha çok benimsiyor ama bence önemli olan nokta dengeyi koruyabilmek ve mesafeyi iyi ayarlayabilmek. Belki bu şekilde benliklerimiz zarar görmeden var olma mücadelesindeki hikayemizi güzel bir şekilde sonlandırabiliriz.