ÇBA, bir çırpıda okunabilecek kısa öykülerden oluşuyor. Öykülerin hacmi ve akıcı dili, özellikle yorgun zihinlerin ilacı olacak cinsten. Konular günlük hayatı, sıradan kişileri ve sıradan ilişkileri içeriyor. Baskın duygu ise "yalnızlık". Fakat bu yalnızlık düşünsel bir yalnızlık değil, yine kişilerin yaşam koşullarına uygun düşen sıradan bir yalnızlık. Metinlerin derinlik kazanmasına müsaade etmeyen bir yalnızlık.
Hatice Akalın, öykülerini alıştığımız anlatım olanaklarıyla yazıya dökmüş. Anlatıcısına öykülerin neredeyse tamamını teslim etmiş. Zaman zaman okura da seslenen anlatıcılar, renkli bir görüntü sergilese de karakterlerin iç dünyalarını ele alırken onlara çok az söz hakkı tanımalarının bir sonucu olarak bol bol özet yapmak durumunda kalmış. Bu özet yapma hali; masallara özgü, odağı tamamen ders vermeye yönelik anlatımların aceleciliğine bürünmüş. Fakat bir tarafıyla da sıkı bir neden sonuç ilişkisi örebilmiş.
Çok fazla derinlik aramadığımız, süslü anlatımlardan ve teknik olanaklardan uzak durmasını istediğimiz, böylelikle de bize rahat bir okuma vadeden, akıcı öykülerden hoşlanıyorsak ÇBA'yı önerebilirim.