Ömer Kaya

Ömer Kaya
@Kyby04
Lafa Boğulmak (Öykü) Mart 2025
Puan vermedi·76 syf.··
2025 10. kitabı
BGMD'ye muzip bir dil ve absürt hikayeler hakim. Çoğu öykü özgün kurgulara sahip. Ruhşen Doğan Nar, toplumumuzun absürt yönlerini zihin süzgecinden geçirerek onlara imgesel çehreler kazandırmış. Özellikle devlet kanalı ile işleyen (!) işlerin aksayan yönlerine temas etmiş. Anlatıma zaman zaman okuru da dahil etmiş. Bu da metinleri bir sohbet havasına büründürerek samimilik katmış. İletişim sorunları, mantık dışı uygulamalar, rüya hallerinin bile kabul edilebilir yanı olmayan iş ilişkileri, ekonomik problemler, küçük de olsa politik meseleler, batıl inançlar, ancak bu ülkede yaşanabilecek türden talihsizlikler gibi çeşitli konuları düşününce yazarın üslup seçimini yerinde buldum. Bazı öykülerin -yeterince derin işlenilmediği için-heba olduğunu düşündüm. Kitabın kapağını göz önüne aldığımda aslında felsefî derinlik beklentisine girmiştim. Kitabın bütünü bu arzumu karşılamayacak düzeydeydi. Fakat buna uygun öykülerin de gözden kaçmaması gerekirdi. Bununla birlikte özellikle son beş öykünün kitabın geneline oranla estetik yönden zayıf kaldığını söyleyebilirim. BGMD'yi absürt içerikler, mizahî dil ve tuhaf kurgulardan hoşlananlara önerebilirim.
1000Kitap
Bir Gün Mutlaka DelireceğimRuhşen Doğan Nar · Mahal Edebiyat · 032 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Ömer Kaya

, bir kitap okudu
Puan vermedi·76 syf.··
2025 10. kitabı
Ruhşen Doğan Nar
9.5/10 · 32 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2025 9. kitabı
ÇBA, bir çırpıda okunabilecek kısa öykülerden oluşuyor. Öykülerin hacmi ve akıcı dili, özellikle yorgun zihinlerin ilacı olacak cinsten. Konular günlük hayatı, sıradan kişileri ve sıradan ilişkileri içeriyor. Baskın duygu ise "yalnızlık". Fakat bu yalnızlık düşünsel bir yalnızlık değil, yine kişilerin yaşam koşullarına uygun düşen sıradan bir yalnızlık. Metinlerin derinlik kazanmasına müsaade etmeyen bir yalnızlık. Hatice Akalın, öykülerini alıştığımız anlatım olanaklarıyla yazıya dökmüş. Anlatıcısına öykülerin neredeyse tamamını teslim etmiş. Zaman zaman okura da seslenen anlatıcılar, renkli bir görüntü sergilese de karakterlerin iç dünyalarını ele alırken onlara çok az söz hakkı tanımalarının bir sonucu olarak bol bol özet yapmak durumunda kalmış. Bu özet yapma hali; masallara özgü, odağı tamamen ders vermeye yönelik anlatımların aceleciliğine bürünmüş. Fakat bir tarafıyla da sıkı bir neden sonuç ilişkisi örebilmiş. Çok fazla derinlik aramadığımız, süslü anlatımlardan ve teknik olanaklardan uzak durmasını istediğimiz, böylelikle de bize rahat bir okuma vadeden, akıcı öykülerden hoşlanıyorsak ÇBA'yı önerebilirim.
1000Kitap
Çok Bekleyince AcırHatice Akalın · Mahal Edebiyat Yayınları · 202364 okunma
Puan vermedi·111 syf.··
2025 8. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2025 22:06
BRHÇ, içeriği ile olduğu kadar dili ile de büyülü bir kitap olarak yer etti zihnimde. Öykülerin önemli bir bölümü taşrayı konu edindi. Hem okuma birikimim hem de yaşantım çerçevesinde yeni bir içeriğe rastlamadım. Fakat bu çok da arzu etmem gereken bir şey gibi gelmiyor bana. Burada olsa olsa yansıtma biçimi ile ilgili konuşabilirim ki usta işi bir üslupla karşılaştığımı rahatlıkla söyleyebilirim. Hangi dönemi, hangi yöreyi, hangi düşünce biçimini işlediyse ona uygun bir dil işçiliği ortaya koymuş Esra Kahya. Metinlerinden elde ettiğim izlenimden ve benzer bir çocukluk dönemi geçirmemden kaynaklı olarak öyküleri hem hiç yabancılık çekmeden okudum hem de Kahya'nın çocukluğundan müthiş derecede faydalandığını, yine aynı oranda kuvvetli bir hafızaya sahip olduğunu anladım. Üstelik bu hafıza yalnızca kelimeler, durumlar, olaylarla da sınırlı kalmadı. Duyguyu da bütün canlılığıyla koruyabildi. Öykülerin bana göre çok değerli iki ayağı vardı: Dil ve duygu. Öykülerde rastladığım belirgin unsurlardan biri çocuklar oldu. Kişilerin yaşları büyüse de çocuksu duygular, bakışlar varlığını korudu. Sıklıkla geriye dönüş tekniğine rastladım. Özellikle neden-sonuç ilişkisi kurma adına son derece işlevsel kullanıldığını düşünüyorum. Beri yandan metinlerin belirli bir matematiğinin olmadığı hissine kapıldım. Zira bu geriye dönüşlerin zaman zaman göze fazla batmayacak zayıf ilgilerle kullanıldığını gözlemledim. Bazen yazar kumaşı teknik bilginin önüne geçer. Bir yazı diliniz olur ve her şey doğal biçimde gelişir. Bu çerçevede Kahya'yı, yanılma payım ile birlikte, "doğal" bir yazar olarak değerlendirdim. Zira her biri tek başına ayakta durabilecek kadar güçlü öyküleri bir araya toplamak hiç de kolay bir iş değil. Edebiyatımızda daha çok Latife Tekin'den aşina olduğumuz içeriklere ve
Benim Rüyalarım Hep ÇıkarEsra Kahya · İletişim Yayınları · 2023624 okunma