Ömer Kaya

Ömer Kaya
@Kyby04
Lafa Boğulmak (Öykü) Mart 2025
Puan vermedi·72 syf.··
2025 7. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2025 00:03
GADO, "kadın"ı günlük yaşam çerçevesinde ele alan, çoğunlukla kesit öyküsü anlayışına yaslanan bir kitap. Öncelikle kitabın arka kapağında yer alan "güçlü kadın karakterler" fikrine katılamadım. Zira kadınların çoğu, kendince mücadele yöntemleri geliştirse de daha çok bir kabulleniş sergiledi. Fakat bu kabullenişin imgesel bir dille eleştirildiğini hatta bu eleştirilerin de yine kadınlardan geldiğini ifade edeyim. İster kentli ister taşralı olsun kadınların sorunları ortaktı. Bunlar hem günlük hayatta hem de pek çok metinde karşılaştığımız sıkıntılardı. Dolayısıyla içerik açısından benzer öykülerin üzerine çıkacak bir farklılığa rastlayamadım. Bazı öykülerde yeterince iyi hizmet etmediğini düşündüğüm betimlemeler, geriye dönüşler vardı. Daha doğrusu arzu ettiğim ölçüde yoğun değildi. Öykülerin biçimsel anlamda kayda değer bir görüntüsü yoktu. Ancak alıştığımız düzende temiz bir biçim söz konusuydu. İçerikleri "karanlık" sözcüğü ile ifade etmek uygun düşer, sanıyorum. Dilin de bu karanlığa eşlik ettiğini gözlemliyorum. Belki biraz hareketlilik, öykülerin işlenişi bakımından farklılık yaratma fırsatları yaratabilirdi. Bazı muğlak finalleri yoruma açık biçimde değerlendirebilirseniz ve dingin bir dil arzusundaysanız GADO'yu önerebilirim.
Gizli Akıntılar ve Düzen OrdusuAysun Doğan Terzi · Mahal Yayınları · 05 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.

Ömer Kaya

, bir kitap okudu
Puan vermedi·72 syf.··
3 saatte okudu
·
2025 7. kitabı
Aysun Doğan Terzi
4/10 · 5 okunma
Puan vermedi·89 syf.··
2025 6. kitabı
·
13 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2025 22:54
Hıyar Hapı Meselesi'nin absürt bir içeriği var. Başlangıçta klasik anlayışa yaslanan anlatımla ilerlediğinizi zannediyorsunuz fakat sonra bir okuyucu olarak metne dahil oluyorsunuz. Metnin tamamını düşündüğümde zihnimde reklam filmlerinden kalma sesler beliriyor. Dolayısıyla bu absürt içeriğin postmodern bir çehre kazandığını gözlemliyorsunuz. Başkişinin başından geçenler; en yakınımızı ne kadar iyi tanıdığımızdan sosyal, ekonomik ilişkilerimize kadar pek çok meseleyi yeniden gözden geçirmeye olanak tanıyor. Merak unsurunu, şaşırtıcı sayılabilecek bir finale bağlıyor. Akıcı dil, romanı bir çırpıda okumayı sağlıyor. Ancak yer yer hem postmodern anlayışı yakalamak hem de mevzuyu kestirmeden anlatmak uğruna sanat kaygısından da uzaklaşıyor. Yanı sıra yine söz konusu roman sistemi için -birkaç zayıf unsuru es geçersek- okuru metne dahil etmek dışında bir hamlede de bulunmuyor. Bu bakışın, romanı biçimsel açıdan kısır bıraktığını düşünüyorum. Romanda duygu eksikliği hissettim. Okurun keyfini kaçırmamak adına içeriğe dair herhangi bir özet girişiminde bulunmadan, absürt bir hikayede duyguya gerek var mı, sorusu beliriyor zihnimde. Hem başkişinin ruhsal durumunu ve evliliğini hem de gördüğü fotoğrafla ilişkisini düşündüğümde gerekli olduğu sonucuna varıyorum. Eğlendiren, yormayan, günümüz insanının sıradan hayatını mizahi bir bakış açısıyla işleyen ve tabii meraklandıran bir roman arayanlara önerebilirim.
Hıyar Hapı MeselesiRuhşen Doğan Nar · Mahal Edebiyat · 202514 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2025 5. kitabı
"Kusura Ayna" ağırlıkta kadının var olma mücadelesini ilginç bir bakış açısıyla ele alıyor. Yanı sıra sistem eleştirisi, nesnelerin duyguya dönüşme biçimleri gibi çeşitlilik sunan öykülere de yer veriyor. Anlatıcı zaman zaman değişse de anlatımın tonu bir iç sesin yansımasından vazgeçmiyor. Yazarın anlatımında böyle bir yol izlemesini kadının varlığını cüretkar yollardan sürdürme çabası ile ilişkilendiriyorum. Özelde "Gökten Yağanlar" öyküsünü düşündüğümde bu bakışın, eril tahakkümün ve dilin ironik eleştirisini yapmak kadar buna boyun eğen kadınlara da bir mesaj vermeye çalıştığını düşünüyorum. Öykülerin masallardan modern zamana yayılan ve cinselliğin yoğun olduğu kurguları oluşturmanın yanı sıra biçimsel açıdan da mümkün olduğunca çeşitlenme arzusu var. Genel itibarıyla mesajı açık olsa da öyküler içerisinde kişilerin ruhsal durumlarının ve birkaç öykünün finalinin neden-sonuç ilişkisi bakımından zayıf kalması bazı öyküleri muğlak bırakmışa benziyor. Toplamda, yazarın özellikle biçimsel açıdan farklılık yaratabilecek bazı fırsatlar yakalasa da bunu yeterince iyi değerlendiremediğini (söz gelimi "Evvel Rüya İçinde" öyküsünün tamamında masal dilini kullanmamak gibi), var olma çabasını ön plana çıkarırken nedenleri -zaten bildiğimizi düşünerek- es geçtiğini, dolayısıyla bakış açısı farklı olsa da benzer konular işleyen öykülerin önüne geçme fırsatını az da olsa teptiğini ifade edeyim.
Kusura AynaDidem Kazan Sol · İthaki Yayınları · 202150 okunma