Doğal yaşama halinden toplum düzenine geçiş, insanda çok önemli bir değişiklik yapar:Davranışındaki içgüdünün yerine adaleti koyar, daha önce yoksun olduğu değer ölçüsünü verir ona.
Bilimsel bilgilerimiz ışığında söyleyebileceğimiz tek şey, evrenin bir hengameden ibaret ama hiçbir anlam taşımayan amaçsız bir süreç olduğudur. Minicik bir gezegendeki kısacık varlığımızla, o veya bu şekilde böbürlenip söylenir, sonra da göçer gideriz.
"Gözlerini son kez kapar kapamaz, kendiliğinden tekrar açılacklar. Ve ilk anın kuşkuyla dolacak. İnancın ne olursa olsun. En katı dindarlarda bile kuşkunun izi vardır;en koyu inançsızlıkta ise itiraf edilmemiş bir umut yaşar. Öbür dünyaya karşı, insanlar sadece rollerini oynar,ortak inançları bedenlerindeki yorgunlukta gizlidir. "