Beni en çok etkileyen ve bakış açımı değiştirdiğini hissettiğim nadir eserlerlerden biri oldu. Türkiye sorunlarına eğilen ve Aziz Nesin'in doğrudan düşüncelerini yansıtan, sempozyumlardaki konuşmalarının da yer aldığı bir kitap.
Okudukça ülkece sorunlarımızın 40 yılda ne kadar da değişmediğini görmüş oldum, bu beni bir anlamda umutsuzluğa da sürüklemedi değil. Ancak Aziz Nesin de umutsuzdu, yine de doğruları söylemekten ve mücadele etmekten vazgeçmedi. Doğruları başkaları söylemiyordu çünkü, söylemek ona kalıyordu.
Gericilerin yok edemedikleri kurumların içini nasıl boşalttıklarından bahseder mesela, ülkede farklı kültürlerin zenginlik sayılması gerekirken yanlış politikalar sonucu nasıl tehlike olarak görüldüğünden bahseder, toplumumuzun dinsel köktenciliğinden ve Madımak katliamından bahseder, insan haklarımızın nasıl yok sayıldığından, kişisel olarak uğradığı haksızlıklardan bahseder. Bugün hala hepsi nasıl da geçerli, nasıl da bir arpa boyu yol alamamışız. Okurken bana hiç farklı bir dönemde yazılmış gibi gelmedi, umarım on yıllar sonra okuyanlar da aynı şeyleri hissetmezler.
Orhan Pamuk’un yazdığı 2. kitabı olması beni biraz şaşırttı. Daha önce 3 kitabını okumuştum ancak beni bu denli büyülememişti hiçbiri. İki gün içinde soluklanmadan okudum, akıcı bir üslubu var. Yine Orhan Pamuk’un yaşadığı gibi İstanbul’da yaşayan geniş ailelerden biri. Kitap bir hafta on gün gibi bir sürede geçiyor ancak karakterlerin düşündükleri ve hatırladıklarıyla geçmiş yılları, ölen dedelerinin hayatını da öğreniyoruz. Kitabın karmaşık bir olay kurgusu yok ancak her okuyanın kendisini bulabileceği karakterler olduğunu düşünüyorum.
Sessiz EvOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20248,6bin okunma
Bir çocuğun hüzünleri, sevinçleri... Kısaca duygunun en masum halleri. Bir çocuğun ağzından hayatının bir kesitine tanık oluyoruz. Onunla birlikte üzülüp, birlikte hüzünleniyoruz.
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022274,8bin okunma
Kitaba yeni başladığımda gerek konu gerekse insanlar yabancı geldiğinden kitabı sevemeyeceğim sandım. Ancak okudukça insanları ve yaşayışlarını tanımaya başladım ve çok geçmeden de onları sevdim. Onların uzun yolculuğuna katıldım. Bir ailenin -bazen geride kendilerinden parçalar bırakmak zorunda kalsalar da- birbirlerine dayanarak ettikleri mücadelenin öyküsü... Bir ailenin öyküsü anlatılırken binlerce aileye değinmeden geçemeyeceğimiz bir öykü. Her ne kadar akıcı üslübuyla yazar çok belli etmese de kitabı okuduktan sonra aslında ne kadar bilgilendirici olduğunu anladığım bir kitap.
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,5bin okunma
Kitaba ister siyasi roman ister aşk romanı olarak bakalım mükemmel. Aşina olduğumuz ama aslında anlayamadığımız taşra problemlerini gayet anlaşılabilir şekilde aktarmış yazar. Karakterlerin hepsi ayrı ayrı etkileyici. Okurken sık sık kendime olayların üç gün içinde gerçekleştiğini hatırlatmak zorunda kaldım çünkü hem olaylar hem duygular yoğun ve aylar geçmiş gibi geliyor. Kitabın en sevdiğim yanlarından biri ise olaylar tek bir siyasi fikir etrafında gelişmiyor ve baş kahramınımız da ikilemlerle dolu.