Şuan ,inşaat iskelesinin tepesinde, parmaklarım kireçten kaskatı kesilmiş halde oturuyorum sanki... Dışarıda öyle bir soğuk var ki, insanın içine işliyor. Yanımda fırçalar, boya kovaları, bir de
Tanrı aşkına bırak da canları kimi isterse ona oy versinler; zaten onlar hiçbir şeyi hak etmiyor.. Kendi seçtikleri kırbaçlarla dövülüyorlar. Onlar için varolan sistem sıkıcı çalışmalar, yarı aç yarı tok yaşamak, paçavralara bürünmek ve vaktinden önce ölmek demek; yine de onlar bu sistem için oy veriyor ve onu ayakta tutuyorlar. Bırak da oylarıyla getirdikleri sistemde yaşasınlar! Çalışmaktan canları çıksın, açlıktan gebersinler
Eğer onun söylediklerine inandığını düşünseydim, onun bir ahmak olduğuna inanırdım. Ama bunlara inandığını hiç sanmıyorum. Bütün bu mavalları, işçi sınıfının çoğunluğunun ona inanacak kadar ahmak olduğunu düşündüğü için okuyor. Eğer çoğumuzun ahmak olduğunu düşünmeseydi, karşımıza çıkıp böyle zırvalamaya kalkışmazdı.