İsmimi onun ağzından duymak içimi ısıttı. Hani cesedi parçalayıp buzdolabına tıkmışsınızdır, polis gelmiştir, aynasız tuvaletten çıkar, soğuk bir meşrubat ister ve siz kemiklerinizi yalayan bir korku eşliğinde, buzdolabını azami dikkatle aralarsınız ya . . . İşte ağzımı öyle titizce açtım.
Evvel ezelden izini sürüyormuşum meğer. Galaksi nin tüm çekmecelerinde, ansiklopedinin yanlış ciltlerinde, iyi günde, kötü günde, ıssızlıkta ve izdihamda, duyguda ve düşüncede, hastalıkta ve sağlıkta, mikroskopla ve teleskopla, çiçekler hızla büyürken ve bombalar yavaşça düşerken . . .