Çok hızlı akıp giden bir kitap. Hayatın içindeki çok anlamlılığı okuyucuyu yormadan sade bir şekilde aktarıyor. Okurken düşündüm, düşledim, düştüm. Herkesin kendinden bir parça bulacağı bir kitap.
Bu kitabı bana okutturan, varlığından haberdar ettiren Mehmed Uzun nun Sen kitabı oldu.(Ayrıca bu kitabı da okumanızı tavsiye ederim. Anlatımındaki naif dokunuşlarla insani vahşeti hissedeceginiz bir kitap) Bir kitabın başka bir kitabı okumanıza vesile olması...
Mehmed Uzun kitabında inceleme tadında anlatıyor. Söz kendisinde:
" Biliyorsun, Fransız subay ve ressam Xavier de Maistre 1792 yılında tutuklanıp ev hapsiyle cezalandirıldiğında çok iyi bir yazar oluverdi. Neden? Çünkü o zaman bulunduğu yerde mevcut olan bütün imkânları kullandı. Bulunduğu yer dardı, ama düşünce ve fantazya dünyasının sınırları daha da genişlemişti. Maistre'in tutukluğunun semeresi, Odamda Yolculuk kitabıdır. Maistre fantazya gücünün yardımıyla ara ara uçuyor, konuyor, Roma'ya, Paris'e gidiyordu... Kitap, kısa sürede klasik oldu. Asıl garip olan şey neydi, biliyor musun?
Yine kendi kendine soruyordu.
-Maistre serbest kaldığında bu kez odasında dışarı çıkmak istemiyordu. Sonra Odamda Seyahat - Odamda Gece Seferi kitabını yazdığında, bu son kitap zulüm altında yazılan birinci kitabın değerine asla ulaşamadı..."
"Bilirsin, anlaşılması güç dünyada, çözülmesi zor hayatta bazı insanlar vardır, adeta hayatına damgasını vurur, ancak sen onları tanımazsın."
Dedi Mehmet Uzun.