Ön yargım sebebiyle yıllardır okumayı ertelediğim bir romandı. Ama sonuçta bir klasikti ve okumam gerektiğini düşünerek bu işe giriştim. Olumlu yönüyle başlayayım çok akıcı ve sade bir anlatımı var. Kolayca okunabilecek bir kitap. Bana hitap etmemesine rağmen sırf bu özelliğinden dolayı okurken zorlanmadım. Mizah anlayışını da beğendim aslında. Bay ve Bayan Bennetlı ve Bay Collinsli bölümler çoğunlukla güldürüyor.
Gelelim olumsuz eleştirilere. Yazıldığı dönemin şartları baz alındığında haksızlık etmek istemiyorum ama bazı şeyleri de söylemeden geçemeyeceğim. Evet, sosyal sınıflar arasındaki eşitsizliği, dönemdeki kadın algısının nasıl sıkıntılı olduğunu, kültürlü denebilecek üst sınıftan insanların ne kadar görgüsüz ve ikiyüzlü olabileceğini başarılı şekilde anlatıyor. Özellikle kızların aileleri tarafından zengin koca avlama aracı gibi görülmesi, kadınların sadece dış görünüşüyle var olması ve bu halleriyle bir maldan farksız oluşları, miras meselesi dönemi iyi yansıtan, kurgu içinde de iyi aktarılmış detaylar. Ama asla güçlü kadın figürünün karşılığının Elizabeth olduğunu düşünmüyorum. Elizabeth sadece döneminin kadınlarından biraz daha farklı çizilmiş bir kahraman o kadar. Darcy'yi cesareti ve farklılığıyla etkiliyor fakat Elizabeth'in güzelliğine de vurgu yapılmadan geçilmiyor. Yani sonuçta kadın karakter, ne kadar zeki olduğu önemli değil mutlaka etkileyici bir güzelliği de olmalı. Üstelik sonuç olarak elde ettiği ödül ne? Bingo! Zengin, yakışıklı ve soylu Mr. Darcy. Tabii ki Elizabeth diğer basit kızlar gibi zengin koca avcısı değil aralarında büyük bir "aşk" var. Aşk romanı olduğu iddiasında değilim ama temelde bir aşk olmasına rağmen aşktan bu kadar uzak bir roman daha önce hiç okumamıştım. Yani dönemin kadın algısını eleştirirken yine dön dolaş aynı yere