Üç kere üç dokuz eder bilirsin
birin karesi birdir
karekökü de
bilirsin
“mutlu aşk yoktur"
bilirsin
ama baharda ya da dışarıda
sonsuz göğün altında
aşkın aşkla çarpımı
garip bir şekilde
hep sonsuzluktur
karekökü de yoktur
“Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim.” dedi: “Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: Seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda...”
Bir akşamüstü pencerenden bakıyordun
Ağır ağır, yollara inen karanlığa.
Bana benzeyen biri geçti evinin önünden.
Kalbin başladı hızlı hızlı çarpmaya…
O geçen ben değildim.
Bir gece yatağında uyuyordun…
Uyanıverdin birden, sessiz dünyaya.
Bir rüyanın parçasıydı gözlerini açan,
Ve karanlıklar içindeydi odan…
Seni gören ben değildim.
Ben çok uzaktaydım o zaman,
Gözlerin kavuştu ağlamaya, sebepsiz ağlamaya,
Artık beni düşünmeye başladığından
Bıraktın kendini aşk içinde yaşamaya…
Bunu bilen ben değildim.
Bir kitap okuyordun dalgın…
İçinde insanlar seviyor, ya da ölüyorlardı.
Genç bir adamı öldürdüler romanda.
Korktun, bütün yininle anlamaya başladın…
O ölen ben değildim.