Kızılbey

Kızılbey
@Lala44
Ziyan olur sonunda ehline düşmeyen her şey
Şair
Aü/Paü
Şiirlerin hakları saklıdır.
87 okur puanı
Nisan 2019 tarihinde katıldı
Beşinci Mevsim
Dünyada beşinci bir mevsim olsaydı adı senin adın olurdu, havası gözlerine, akşamları sesine, rüzgarları nefesine benzerdi insanlar en çok bu mevsimi severdi..
Reklam
Güneşin Rengi
Seni hükmetmekten zülmetmeye çıkaran bir derinlikte Kal benimle kış yağmurlarına itimat et Herkes gökyüzüne şiir yazdı ben seni görmedim ki bana yardım et İnsanlar ısrarla şarışın güneşe iltifat ettiler Belki güneşin rengi sarı değildir bana tarif et Bütün uçan turnalar beni üzgün yerlerden geçirdi bu yüzden gönlüm hep üzgün kaldı beni mutlu et Herkesin baharı koştu tuttu elini Beni hep kışlar teselli etti Beklediğim herşey rengini kaybetti Birgün gözlerime gelde bana merhamet et
Edebiyat
Tren
Karanlık bir yoldur bu Üzüntüden omuzları düşmüş bakışlarımın üstüne Sadelikten ölücek ruhum son bir renk ister Düşüncelerim bir valiz hazırlar ayaklarım git der Saat 5 treninde gider zihnim hep bir yerlere Bazen maviliklere bazen de kendinden uzak heryere Bir insan neden yola çıkar der o koca dervişler Belki kendini bulmaya belki de kaybolmaya Her durakta ölüm çığlığı duyar kulaklarım Ve tren gerçeklerle yüzleşmeye gider bazen Sevilmeyen iyi insanların yaşadığı yerlere İyi kilerin değil neyselerin olduğu memleketlere Ve bir insan neyseyi çok zor söyler Her neyse çok acı çekmiş bir keşkenin oğludur Zaman bir tren gibi gider anı tarlarının içinden Camdan bakarsın bağzı tarlalar yanıyordur Bağzı ormanlar ise kasten yakılmıştır İnsan oğlu hep hep aldatılmıştır Tren yoluna devam ettikçe Daha mutlu olucağını sanırsın Oysa ki sadece hissizleşir uyuyakalırsın Lakin Tren çoğu zaman bir yere varmaz Yolcular ise bunun hiç farkında olmaz Geceden sonra her zaman güzel bir sabah doğmaz Bazen ömür hep karanlık bir uykuyu besler Trenler ise mutsuz gidilen yerlere bilet keser Her yolculuktan güzel bir uyanış ile dönmez insan Bazen cümlelerin sonu gelmez bedeli ödenen bilet insanı istediği yere götürmez O mutlu şarkı, bulutlar ve kıvırcık saç
lanet olsun
İçimde ki kurumuş pınarları anarken buluyorum kendimi Söyleyemediğim sözlerin esiri zihnimde ki ukte Bir fikirle yaşayamamanın utancı içimde Nerde kaldı maviye çalınmış anılar Anılar, anılar hepsi renksiz bir biçim de Şimdi terk ediyorum bu çok sevdiğim şehri Yakıyorum hep mutlu olmaya çalıştığım günleri En sevdiğim yerden kendimi sürgün ediyorum Bir düş kırıklığını daha çıkarıyorum ellerimden Sahip çıkılmamış güneşlere bakarak Ummakla geçen bir satır daha yazıyorum Feryadımı gömüyorum bu topraklara Anlaşılmanın vericeği bahtiyarlığı 3 kuruşa satarak Lanet olsun tüm büyük aşklara Lanet olsun bizi beklenti içine sokanlara Acizliğinden bir köşede ağlamayıp İnsanları bir köşede yakanlara karşılığı yokmuş anlıyorum herşeye veda ederken Şimdi ben ne yapıcam anılarıma söverken
Edebiyat
gökyüzündeki leke
Bugünler de ay kapımı çaldı birşey ister gibi Dili olmaya gururum tenhada ağlar gibi Ne zaman adını duysa kulaklarım kalbime yalvarır Ruhum bu acıya dayanamaz, bağırır, çağırır Umudunu kaybetmiş gözlerim kapanır Keşkeler boğazımda düğüm düğüm Neyseler kapımda sıra sıra Hiç bir iyikim yok ki masamın başında Nedenler nedensiz bir şekilde cevaplara küs Duygularım zihnimde düşkün ve parya Aslında herşey büyük bir boşlukta anlamı sindirilmemiş günler yatağımın başında Ben böyle bir adam değildim aslında Gündüz yıldızlar yağar mı insanın başına Bugün ayın diyicekleri var anlaşılan Söyle güzel ve vakur ay sende mi onlardansın Soyun kadar soysuz musun gölgen düşmüyor mu üzdüklerinin üstüne Hiç çığlıkları gelmez mi parlak güzel yüzüne Senin soysuz soyun yüzünden Bütün iyi adamlar telef oldu Babil bahçelerinde büyüyen umutlarım bile soldu artık romantik bir adam değilim ben bir şairim mesleğimden istifa ettim Bensiz bir ben ile yola ne kadar devam edebilirim Ruhumu ödünç alanlar getirmediler Kendime verdiğim sözler gibi Karşımda ki salıncak bile artık kimsesiz herşeyim varken kimsesiz kaldım. vefasız ay Afilli laflar söylemek kolay
Edebiyat