Erdem Bey'e ve kitabın başlangıcında yazan "okuyucuya" notunu fark eden herkeslere ;
Bugünlerde kafam pek yerinde değil. Napsam napsam dedim gideyim kitaplığı karıştırayım. Elim direkt Şiirler'e gitti. Her zamanki gibi önce kitabı hediye eden kıymetli dostumun ayraç koyduğu şiiri okudum (evet bunu bir âdet haline getirdim artık) ve kitabı karıştırmaya başladım. Bir iki şiir derken tam kapatacağım esnada bu nota denk geldim. Oysa kaç kere okudum şu kitabı. Bir kere gözüme çarpmadı. Durdum düşündüm. Düşündüm düşündüm durdum. En son dayanamadım cevap verdim Erdem Bey'e : İyi de Erdem Bey biraz haksızlık etmiyor musunuz ? Bir ömür tüketerek yazdıklarınızı okuyoruz okuyoruz ömrümüz tükenmiyor. Şiirlerinizi tüketiyoruz ama ömür tükenmiyor. Vakit çok hızlı geçerken zaman bir türlü ilerlemiyor. Şiirleriniz tükenmeyen bir ömre bedel oluyor ? Bir de Erdem Bey, bazen bir hava almak bile çok ciddi meşakkatli oluyor. Ha bir de bundan daha ucuz bir şey daha söyleyeyim size : İnsan hayatı Erdem Bey, insan hayatı. Artık tek bir kurşun fiyatına, tek bir imzalık mürekkebe bakıyor. Sadece tek mısralık bir şiirin mürekkebi kadar ucuz artık insan hayatı. Şimdi Erdem Bey sizin kitabınız kaç insanın hayatı kadar ediyor ? Değil Erdem Bey değil. Şiirleriniz hiç de ucuz değil. Siz yazarken bir ömür tüketmişsiniz de biz her okuyuşta beş ömür tüketemiyoruz. Sizden şikayetçi sanmayın beni Erdem Bey. Tıpkı sizin gibi sevgiyi diledik, istedik. Hep savundum. Hâlâ da savunacağım. Sevda mısraları versinler bizlere, sevda türküleri. Bir memleket sevelim. Bir şarkıyı sevelim. Bir insanı sevelim. Bir sokak hayvanını sevelim. Siyahi çocukları, mülteci anneleri, bir ekmek için günlerce çalışan babaları sevelim. Ucuz olmasın mesela hiçbir nefes. Kalmasın cihanda mutsuz alınan nefes. Daralmasın hiçbir ruh