"Ah, sen vatanını düşündükçe ne kadar büyüyorsun... Ben de seni düşündükçe büyüyorum..."
"Ah, vatanını sevmeyen adamdan nasıl aşk beklersin?"
Namık Kemal'in sürgün edilmesine sebep olan bu tiyatro eseri; Kırım Savaşı yıllarında Zekiye ve İslam'ın aşkı, İslam'ın cepheye gitmesiyle sekteye uğrar. Ondan ayrı kalamayacağını düşünen Zekiye ise erkek kılığına girerek cepheye gider. Biz de cephede bu büyük aşkın devam edip etmeyeceğini, o yıllardaki vatan sevgisini ve o yılların toplum yapısını okuruz.
Böylesine yurdunu seven bir yazarın Kıbrıs'a sürülmesi bence çok üzücü ve onur kırıcı bir olay. Atatürk'ün 'duygularımın babası' dediği Namık Kemal'i daha çok anmamız gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca Andrew Mango, Atatürk'ün Namık Kemal'in adından esinlenerek kendine Kemal ismini koyduğunu söylemiştir.
Sanatı 'toplum için sanat' olarak kullanmış ve toplumun batılılaşması için de kullanmıştır.
Zekiye karakterini babasının Kars'ta bulunduğu sırada, bir tamburun trampetçiliğinde bulunduğu halde şehit edilen bir Türk kızından etkilendiği söylenir.
Kısa ve etkileyici bir tiyatro eseri okumak istiyorum derseniz kesinlikle tavsiye ederim. İyi okumalar! Vatan Yahut SilistreNamık Kemal