• "Harekete geç! Kendini sefillerin hissettiği gibi hisset, böylece onlara cennetten çok daha fazlası olduğunu gösterebilirsin."

    https://www.dizigom1.com/...on-1-sezon-16-bolum/
  • -Ne vakit alçakgönüllülüğe eriştiğini düşünemeyecek kadar saftı. Ama eriştiğini ve bunun utanılacak bir şey olmadığını, hakiki gururdan bir şey kaybettirmediğini biliyordu. (16)
  • Eğer Osmanlı-Türk toplumunda 16-17.yüzyıllarda beş on bin kadar kitap düşkünü adam bulunsaydı,yobazlar matbaaya izin vermese de her şeyin ticaretini yapan Venedikliler,istenen ve aranan Türkçe kitapları Venedik'te tabeder ve getirir satarlardı.
  • Kur'an-ı Kerim'de "Neml Suresi"nin 16.ayetinde aynen bu haliyle geçmektedir: "Süleyman, Davud'a varis oldu ve, 'Ey insanlar, bize kuş dili (mantıku't Tayr) öğretildi ve bize herşey verildi. Şüphesiz bu, apaçık bir lütuftur,' dedi."
    Feridüddin Attar
    Sayfa 13 - Kapı Yayınları
  • Dün'ün kıymetini bilmeyen insanlar, yarınlardan hep birşeyler beklemekte.. 🏵️
    - ¡zan -
  • Kendi anlatımına göre, 1980'lerde Man hattori da ipini koparmiş bir genç gibi davranmamış. 109. Sokak külustür apartman dairesine kapanıp 16. yüzyıl keşişleri misali ya panpiş, onemli edebiyat ve felsefe eserlerini okuyarak kötü kötü şiirler yazarak pazar günleri de oruç tutarak geçirmişti vaktini.
  • Nikahın Farz Oluşu
    (1) Gücü Yeten Herkesin Evlenmesi Vaciptir
    (1) Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Bizler Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in beraberinde evlenmek için hiçbir şeyi olmayan gençler idik.

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize:

    ‘Ey gençler topluluğu! Sizden evlenmeye gücü yeten evlensin! Çünkü evlenmek gözü haramdan en iyi saklar ve ferci de en iyi korur. Evlenmeye gücü yetmeyen de oruç tutsun! Çünkü oruç onun için bir kalkandır!’ buyurdu.”

    Buhari 5162, Müslim 1401/1, Nesei 2238, Tirmizi 1081, Darimi 2/132, İbnu’l-Carud 672, Abdurrezzak 10380, Beyhaki 7/77, Ahmed 1/424, 432, Albani İrva 1781

    (2) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Üç kişi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in eşlerinin evlerine geldiler ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ibadetlerinden soruyorlardı. Kendilerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in ibadeti haber verilince, sanki onlar o ibadetleri az addediyormuş gibi yapıp:

    −Biz nerede, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nerede? Şüphesiz Allah onun geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlamıştır dediler.

    Onlardan biri:

    −Bana gelince, ben geceleri daima namaz kılacağım! dedi.

    Diğeri ise:

    −Ben her zaman oruç tutacağım ve hiç orucumu açmayacağım! dedi.

    Başka birisi de:

    −Ben de kadınlardan ayrı yaşayacağım ve hiç evlenmeyeceğim! dedi.

    Bunun üzerine Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) geldi ve:

    −‘Sizler şöyle şöyle söyleyen kimselersiniz! Dikkat edin! Allah’a yemin ederim ki, şüphesiz ben sizin Allah’tan en çok korkanınız ve en muttakinizim. Buna rağmen bazen oruç tutarım bazen oruçsuz olurum. Gecenin bir kısmında namaz kılarım bir kısmında uyurum ve kadınlarla da evlenirim. Bu benim sünnetimdir! Herkim benim sünnetimden yüz çevirirse o kimse benden değildir!’ buyurdu.”

    Buhari 5158, Müslim 1401, Nesei 3217, İbni Hibban 14, Beyhaki 7/77, Begavi 96

    (2) Nikahın Fazileti
    (3) Abdullah ibni Mesud (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Bizler Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in beraberinde evlenmek için hiçbir şeyi olmayan gençler idik. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize:

    ‘Ey gençler topluluğu! Sizden evlenmeye gücü yeten evlensin! Çünkü evlenmek gözü haramdan en iyi saklar ve ferci de en iyi korur. Evlenmeye gücü yetmeyen de oruç tutsun! Çünkü oruç onun için bir kalkandır!’ buyurdu.”

    Buhari 5162, Müslim 1401/1, Nesei 2238, Tirmizi 1081, Darimi 2/132, İbnu’l-Carud 672, Abdurrezzak 10380, Beyhaki 7/77, Ahmed 1/424, 432, Albani İrva 1781

    (4) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Üç kişi var ki, onlara yardım etmek Allah’ın kendi üzerine aldığı bir haktır:

    1) Allah yolunda cihad eden mücahid,

    2) İffetli olmak isteğiyle evlenen kimse ve

    3) Kendi bedelini ödemek isteğiyle mükatebe yazışma yapan köledir’ buyurdu.”

    İbni Hibban 4030, Nesei 3120, 3218, Tirmizi 1655, İbni Mace 2518, Begavi 2239, Ahmed 2/151, 437

    (3) Nikaha Teşvik
    (5) Said bin Cübeyr (Rahmetullahi Aleyh) şöyle dedi:

    “Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma) bana:

    −Evlendin mi? dedi.

    Ben:

    −Hayır, evlenmedim! dedim.

    Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma):

    −Evlen! Çünkü bu ümmetin en hayırlısı, kadınları çok olandır, dedi.”

    Buhari 5163, 5164

    (6) Ma’kıl bin Yesar (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “...Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Sizler kocalarına sevgi besleyen ve çocuk doğuran kadınlarla evlenin! Çünkü ben geçmiş ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla övünürüm’ buyurdu.”

    Ebu Davud 2050, Nesei 3227, İbni Hibban Mevarid 1229, Hâkim 2/162, Begavi Mesabih 2296

    (4) Birden Çok Kadınla Evlenmek
    (7) Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor:

    “Yetimler hakkında adaleti yerine getiremeyeceğinizden korkarsanız, size helal olan kadınlardan ikişer, üçer, dörder tane nikahlayın. O kadınlar arasında adaleti yapamayacağınızdan korkarsanız bir tane alın yahut ellerinizin altında bulunan cariyelerle iktifa edin! Zulüm etmemeniz için bu daha uygundur.”

    Nisa 3

    (8) Kays bin el-Haris (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Nikahım altında sekiz tane kadın olduğu halde İslam’a girip Müslüman oldum. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldim ve bu durumu Ona zikrettim.

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    −‘Onlardan dört tanesini seç ve diğerlerini boşa!’ buyurdu.”

    Ebu Davud 2241, İbni Mace 1952, Beyhaki 7/183, Albani İrva 1855

    (9) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

    “Gaylân bin Selleme es-Sekafî İslam’a girip Müslüman olduğunda cahiliye zamanından nikahı altında on tane kadın vardı.

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona:

    ‘Onlardan dört tanesini seçip nikahında tut, diğerlerinden ayrıl!’ diye emretti.”

    Tirmizi 1137, İbni Mace 1953, Hâkim 2780, Beyhaki 14041, Ahmed 5026, Albani İrva 1883

    (5) Tebettülün Yasaklanması!
    (10) Sa’d bin Ebi Vakkas (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Osman bin Mez’ûn (Radiyallahu Anh)’ın tebettül isteğini reddetti. Şayet ona bu hususta izin verseydi, biz elbette ileri gider hadımlaşırdık.”

    Tebettül: Evlenmeyi terk etmek demektir.

    Buhari 5167, Müslim 1402/6, Nesei 3212, Tirmizi 1083, İbni Mace 1848

    (6) Din ve Ahlakı Güzel Kimseleri Evlendirmemek, Yeryüzünde Fesat Çıkarmaktır!
    (11) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Dinini ve ahlakını beğendiğiniz bir kimse sizden bir kadına talip olursa, onu evlendirin! Yoksa yeryüzünde fitneler ve çok büyük fesat olacaktır!’ buyurdu.”

    Tirmizi 1084, İbni Mace 1967, Hâkim 2/164, Beyhaki 7/82, Albani İrva 1868

    (7) Saliha Kadınla Evlenen Dininin Yarısını Tamamlamıştır!
    (12) Enes (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Allah, her hangi bir kimseye saliha bir eş takdir ederek rızıklandırmış ise, şüphesiz ki dininin yarısını yaşamak üzere o kimseye yardım etmiştir. O kişi, dininin diğer yarısı hususunda Allah’tan korksun ve takvaya sarılsın!’ buyurdu.”

    Tabarani Mucemu’l-Evsad 976, Hâkim 2/161, Albani Sahiha 625

    (8) Kadın Dört Şey İçin Nikahlanır
    (13) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Kadın dört şeyden dolayı nikahlanır:

    1) Malı için,

    2) Soyu için,

    3) Güzelliği için ve

    4) Dini için. Sen dindar olanı ele geçirmeye bak, teribet yedâk’ buyurdu.”

    Teribet yedâk: Arapların manasını kast etmedikleri ve teşvik sadedinde kullandıkları bir ifadedir. Anlamı ise elin fakir olsun demektir. Yani hadiste kasdedilen şudur:

    “Dindar olan bir kadınla evlen, elin fakirlik görmez.”

    Buhari 5183, Müslim 1466/53, Ebu Davud 2047, Nesei 3230, Darimi 2/133, 134, İbni Mace 1858, İbni Hibban 4036, Beyhaki 7/79, Begavi 2240, Ahmed 2/428

    (9) Eşler Arasında Küfüv (Denklik) Din Hususundadır!
    (14) Fatıma binti Kays (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

    “Fatıma’yı kendini kast ediyor kocası üç talak ile boşadı. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona bir sükna ve nafaka tayin etmedi.

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana:

    −‘İddetini bitirdiğinde bana bildir!’ buyurdu.

    Ben de iddetin bittiğini kendisine haber verdim. Fatıma’ya, Muaviye, Ebu Cehm ve Usame bin Zeyd evlenme talebinde bulundular.

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    −Muaviye hiç malı olmayan bir adamdır! Ebu Cehm ise kadınları çok döven bir adamdır! Fakat Usame bin Zeyd’le evlen!’ buyurdu.

    Fatıma eliyle şöyle şöyle işaret ederek:

    −Usame! Usame! dedi.

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Fatıma’ya:

    −‘Allah’a itaat etmek, Rasulüne itaat etmek senin için daha hayırlıdır!’ buyurdu.

    Bunun üzerine ben Usame ile evlendim ve bu evliliğimden gıbta edip çok memnun oldum dedi.”

    Sükna: İçerisinde barınılacak ev vb. yerdir.

    Müslim 1480/47

    (15) Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

    “Osman bin Mez’un vefat etti ve Hakîm’in kızı Havle’den olma bir kız bıraktı. Osman bin Mez’un ölürken kızını kardeşi Kuddame bin Mez’un’a emanet edip vasiyet etmişti. Bu ikisi yani Osman bin Mez’un ve Kuddame bin Mez’un benim dayım olmaktadır.

    Osman bin Mez’un’un kızını amcası Kuddame bin Mez’un’dan bana nikahlaması için talep ettim. O da kızın benimle evlenmesine razı oldu. Sonra Mugire bin Şube araya girdi; yani annesinin yanına girdi ve onu malla kızı kendisine nikahlaması için rağbetlendirdi de kadın Mugire’ye razı oldu.

    Kız da annesinin hevasına uyup razı oldu. Kuddame bin Mez’un ve Mugire bin Şube anlaşmazlığa düştüler de bu anlaşmazlıkları Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e arz edildi.

    Bunun üzerine Kuddame bin Mez’un:

    −Ya Rasulallah! Bu kız benim kardeşimin kızıdır; kardeşim onu bana vasiyet etti. Ben de onu halasının oğlu Abdullah ibni Ömer ile evlendirmek istedim. Bu kız hakkında ne salah ne de denklik yönünden taksirat yapmadım. Ancak o aklını kullanamayan bir kadındır, annesinin hevasına tabi oldu dedi.

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    −‘O kız yetimdir, izni olmadan nikahlanamaz!’ buyurdu.

    Abdullah ibni Ömer (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

    −Vallahi, kıza sahip olduktan sonra onu benden çekip aldılar ve Mugire bin Şube ile evlendirdiler.”

    Ahmed 2/130, Darekutni 3/230, Hâkim 2703, Beyhaki 7/120, Albani İrva 1835

    (10) Muhatabeye Bakmanın Caizliği
    (16) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in yanında idim. Ona bir adam geldi ve:

    −Ensardan bir kadınla evlendim diye Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e haber verdi.

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona:

    −‘O kadına baktın mı?’ buyurdu.

    O kimse:

    −Hayır, bakmadım! dedi.

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    −‘O halde git ona bak! Çünkü Ensar’ın gözlerinde bir şey vardır’ buyurdu.”

    Müslim 1424/74, Humeydi 1172, Nesei 3246, İbni Hibban 4041, Said bin Mensur 523, Darekutni 3/253, Beyhaki 7/84, Ahmed 2/299

    (17) Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:

    “Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e bir adam geldi ve:

    −Ensar’dan bir kadınla evlendim dedi.

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona:

    −‘O kadına baktın mı? Çünkü Ensar’ın gözlerinde bir şey vardır’ buyurdu.

    O kimse:

    −Evet, baktım dedi.

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    −‘O kadınla ne kadar mehir üzere evlendin?’ buyurdu.

    O kimse:

    −Dört ûkiyye gümüş üzerine evlendim dedi.

    Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) o kimseye:

    −‘Dört ûkiyye gümüş üzerine mi?’ Sanki gümüşü şu dağın yamacından yontup çıkarıyorsunuz! Yanımızda şimdi sana verecek bir şeyimiz yoktur! Ancak seni bir seriyye içinde yollarız da oradan bir şeylere nail olursun’ buyurdu.”

    Ravi:

    −Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Abs oğulları cihetine bir seriyye gönderdi ve bu kimseyi de o seriyye içinde gönderdi dedi.

    Müslim 1424/75, İbni Hibban 4094, Hâkim 2/177, Beyhaki 7/235

    (18) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

    “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    ‘Her hangi biriniz bir kadına evlenmek için talip olduğu zaman eğer kadını nikah etmeyi celb edici yerlerine bakabilirse ona baksın’ buyurdu.

    Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) şöyle dedi:

    −Ben bir kıza talip oldum, onu görmek için saklandım da onun beni evlenmeye davet eden yerine baktım ve onunla evlendim.”

    Ebu Davud 2082, Albani İrva 1791, 1792, Albani Sahiha 95, 98

    (11) Nikahta Tarafların Ayıbını Söylemenin Caizliği
    (19) Fatıma binti Kays (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

    “Ebu Amr bin Hafs Fatıma’yı kesin olarak boşadı. Ebu Amr ortada yokken, bulunduğu yerden kendi vekili ile nafaka olmak üzere biraz arpa gönderdi.

    Fatıma (Radiyallahu Anha) vekile kızdı.

    Vekil de:

    −Vallahi, senin bizim üzerimizde hiçbir hakkın yoktur! dedi.

    Bunun üzerine Fatıma (Radiyallahu Anha), Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e geldi ve olayı kendisine söyledi.

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    −‘Senin Ebu Amr üzerinde hiçbir hakkın yoktur!’ buyurdu ve ona Ümmü Şüreyk’in evinde vacip olan iddetini beklemesini emretti.

    Sonra da:

    −‘Bu Ümmü Şüreyk ashabımın sıkça uğradıkları bir kadındır, dolayısıyla sen iddetini İbni Ümmü Mektum’un yanında geçir. Çünkü o kör bir kimsedir. Orada dış elbiseni de çıkarabilirsin. İddetin bittiği zaman bana haber ver’ buyurdu.

    Fatıma (Radiyallahu Anha) şöyle dedi:

    −Ben iddetimi tamamlayınca, Muaviye bin Ebi Sufyan ile Ebu Cehm’in benimle evlenmek istediklerini Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’e söyledim.

    Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

    −‘Ebu Cehm’e gelince, o omzundan değneği indirmeyen bir adamdır. Muaviye ise, son derece fakirdir ve hiçbir malı yoktur. Sen Usame bin Zeyd ile evlen!’ buyurdu.

    Ben ondan hoşlanmadım. Sonra Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yine:

    −‘Usame ile evlen!’ buyurdu.

    Bunun üzerine ben onunla evlendim. Allah bu evlilikte birçok hayır halk etti ve bu evliliğime gıpta edip çok memnun oldum.”

    Müslim 1480/36, Ebu Avane 4139, Malik 2/580/67, Ebu Davud 2284, Nesei 3245, Tirmizi 1135, İbni Hibban 4252, 4254 Abdurrezzak 12022, Ahmed 6/412, Albani İrva 1804