GÜN OLUR ASRA Bedel ne kadar güzel bir cümle değil mi? Benim için ilk başta öyle gelmişti.. Cengiz Aytmatov'un ilk okduğum kitabı ve bende her zaman ayrı yeri vardır. Kitap bir ölümle başlıyor, aslında Cengiz Aytmatov'un ilk başta tavsir ettiği tilki..Beni daha çok etkiledi tilkinin yemek bulma serüveni ve sonundaki o çaresizliği o kadar iç yakıcıydı ki.. Dediğim gibi kitap bir ölümle başlıyor Yedigey'in yakın dostu Kazangap'in ölümü ile. Kitabin asıl akışı burda başlıyor işte. Kazangab'ın ölümü ve cenazenin ( artık o bir cenaze ne kadar hayat yaşamış olsa bile beden parçası) Ana Beyit mezarlığına götürülmesi sürecinde ki zaman aralığında Yedigey; bütün hayatını, yaşamını, kazak efsanlerini...Cenazeyi Ana Beyit mezarlığına götürürken düşünüyor. Kitap bununla da kalmamış sadece arada alakasız gibi gözüken aslında gayet anlamlı olan başka hikaye daha var. Ana Beyit mezarlığına yapılan bir uzay üssü ve bu üste çalışan iki kozmonotun başka gezegende hayat bulması. Ve bu gezegene gitmeleri orda ki görüşlerini Dünya'ya iletmeleri. Aslında burda Cengiz Aytmatov bir nevi kendi ütopyasinı başka gezegen üzerinden bize göstermiş. Savaş olmayan, sınırların olmadığı, bilimin her şeyden önemli olduğu bir ütopya hayali...Bu günümüzün dünyasında keşke olsa dediğimiz bir ütopya hayali. Çünkü bizim uygarlığımız Kardaşev ölçeğine göre çok başlarda ve insan olarak her an bir göktaşı, salgın hastalık tarafından yok olma tehlikesinde olan savaşlar yapan bir ilkel bir ırkiz.Bu ilkellikten tek kurtuluş yolu bilim. Kisaca bir gün biz insan hayatında bir ömre bedel olabiliyor. Hayat çok kısa ve mutlu bir ömür geçirmeye bakın.
Esenlikerle
#cengizaytmatov #günolurasrabedel
#kitap
#incelme #Kazakista