Biz genlerimizi sonraki kuşaklara aktarmak için yapılmış
gen makineleriyiz. Ancak bu yönümüz üç nesil sonra unutulmuş
olacak. Çocuğunuz, hatta torununuz size benzeyebilir; belki de yüzü
benzer, ya da müzik yeteneği ya da saçının rengi... Ancak, her nesil
devrettiğinde, sizin genlerinizin katkısı yarıya inecektir; göz ardı
edilebilecek oranlara inmesi ise uzun sürmeyecektir. Ama, dünya kültürüne bir katkıda bulunursanız; iyi bir fikriniz varsa;
bir ezgi bestelerseniz; bir ateşleme bujisi icat ederseniz; bir şiir
yazarsanız... İşte, genleriniz ortak havuzda eriyip gittikten çok sonra bile, bunlar bozulmaksızın yaşamaya devam edecektir.
Not: Hepsi bu kadardı devamını okumak isteyenler sayfamdan bakabilirler.
Dişi erkeği
inceler ve sadakat ve evcillik işaretleri arar.Erkek topluluklarında
sadık koca olma eğilimi değişkenlik gösterecektir. Dişiler bu gibi
nitelikleri önceden tanıyabilseler, onlara sahip erkekleri seçerek
kendilerine yarar sağlayabilirlerdi. Bunu yapmanın bir yolu da, bir süre
elde edilmesi güç dişiyi oynamaktır: Nazlı dişi... Dişi sonunda rıza
gösterene dek beklemeye sabrı olmayan erkek, üzerine bahse
girilebilecek kadar sadık bir eş olmayacaktır. Uzun bir nişanlılık
dönemi konusunda ısrar eden dişi, sıradan talipleri ayıklar ve
sonunda, sadık ve sebatkâr olma niteliklerini kanıtlamış erkekle
çiftleşir.