Rodeon

Reklam
Fahreddin Razi dıştaki nesne ile zihindeki makulün mahiyette ortaklık şıkkını da değerlendirerek reddeder. Buna göre bir kimse bir şeyi aklettiğinde onun zatında o şeyin mahiyetine eşit bir suretin meydana geldiği düşüncesi yanlıştır. Söz gelişi biz göğü düşündüğümüzde zihnimizde meydana gelen eserin, dışta var olan göğün mahiyetine tamamıyla eşit olması imkansızdır.
Sayfa 71·Kitabı okuyor
Rodeon isimli okura yanıt verildi
Rodeon
nurnur elbette değer biçmek haddime değil ama söylemesem içimde kalır; açıklamanız şeklen ve hacmen şapka çılarılası. Fikrinize sağlık. Razi'nin ve belki de diğerlerinin, ksrşılaştırma yaparken göğü (semayı) esas almaları, tanrısallığa işaret etmek değil evet. Bir elmanın zihindeki varlığı (?!) ile somut varlığı arasında bir tartışma açmanın, kendi argümanını güçlendirmeme riski taşıdığı muhakkak. Bu yüzden gök ile ilgili kısıtlı bilgi ve tasarılarla, bilmenin sınırlarına ya da mümkünlüğüne ilişkin akıl yütütmek daha elverişli bılunmuş olmalı; yerde edindiğimiz bilginin akıl yürütmelerin, dokunamadığımız ve etraflı göremediğimiz semaya yönelik bilgilerimizle sağlamasının yapılabilmiş olması, bir nevi düşüncenin isabetini ölçmek için baçvurulmuş bir yöntem olabilir. Aklın kısıtlılığını, bihakkın bilmenin imkansızlığını veya aklın eşyanın bilgisine olan mesafesinin mevcudiyetini kabul etmek, sizin de kabul edeceğiniz üzere, bi adım ötede yapacağınız ontolojik çözümlemelerde de başvuracağınız bir yöntem veya kabul haline geliyor. Dolayısıyla indirgemeci olmak pahasına Razi'nin epistemolojiye ilişkin bakışının son tahlilde gideceği yer kaçınılmaz bir biçimde, Tanrı kötüşüğe neden izin veriyor sorusuna, "senin aklın ermez, bu başka hesap" oluveriyor :)