Rodeon

Aşkın kendini anlatası vardır. Aşık insanlar ışıldar, kalabalıkların içinde fark edilirler. Bu ışıklı ve bitişik nizamda iki insanın birbirlerinden gayrı kimseyi göresi yoktur. Vefasızlık, aşkın birinci belirtecidir; aşk ve uzantıları dışındaki herkes önemini kaybeder. Aşk gelince herkes hızla değersizleşir; eş/dost/ahbap görülmez, duyulmaz olur; vefasızlığın şahikası yaşanır.
Rodeon
"Yalnız aşkı vardır, aşkı olanın"
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Arzu, bizi eksik olandan mükemmel olana doğru iter. Eros'un isteğinin bağlandığı "güzel", varlığın bir başka varlıkla ilişkisinde hissettiği, kendinden ve ötekinden râzı olmakla gelen bütünlenme duygusudur. Yalnızca hayal edilmiş olsa bile veya yaşamda yalnızca bir süreliğine var olmuş/hissedilmiş olsa bile, insanın özlemi artık hep o ideal bütünlüğe/bütünlük duyumsamasına ve bunu duyumsatan varlığa yönelir. Bu basit bir eksiklik değil, bunun çok ötesinde varoluşsal bir ihtiyaçtır artık. Ve bu özlem, asla dinmez..

şaziye..

@verbavolentscriptamanent
·
"İnsan, arzulayan bir varlıktır denildiğinde, onun bu nedenle bir tanrı olmadığı düşünülür. Çünkü tanrı, bir şeyin eksikliğini duyumsamaz ya da arzulamaz, o kendinde tam ve mükemmeldir. Arzunun kendisi tanrısal olanla ilişkilendirilmez. Platon'un Şölen diyaloğunda Diotima'nın eros'u bir tanrı olarak görmemesi, tam da bu nedenledir. Eros, annesi yoksullukla (Penia) babası bolluğun (bereket tanrısı Poros) çocuğu olarak, özeğinde yoksulluk içeren ve bolluğa, tatmin olmaya yönelen tüm varoluşların genel hâlidir. O, bu görünümüyle bir tanrı olarak düşünülmese de evrensel bir sabite ve tüm varoluşa yayılmış bir yeti olarak ele alınabilir. Diotima, eros'un anne karnına düştüğü günün Aphrodite'in doğduğu gün olduğunu, dolayısıyla da eros'un Aphrodite'e âşık, onu arzulayan bir isteme olduğunu belirtir. Bu aslında arzunun nihayetine işaret eden bir belirlenimdir. Eros'un isteği, son sınırında güzele bağlanır."
Arzunun Psikomitolojisi, Destek Yay. - Ocak 2025 s. 23 / Arzu Kavramı·Kitabı okudu
Rodeon
Şayet yanlış anlamadıysam Lacan'a göre arzu; ilksel bütünlük imajını/illüzyonunu/nesnesini aramaya dönük ve tatmini olanaksız beyhude bir çabadır. Beyhudedir çünkü gerçekte ilksel bütünlük diye bir şey yoktur ve bu yüzden de arzulayan aslında hiç olmamış bir şeyi aradığından, ihtiyacın aksine arzu asla doyum hissi vermeyecektir.
Irkçılığın dinsel olarak ortaya çıkışı
Nuh, gemisinin Ağrı Dağı'na varmasını kutlarken sarhoş oldu. Uyandığında bedeninde eksiklik vardı. Incil'in değişik versiyonlardan birine göre, oğlu Kam onu uyurken hadım etmişti. Yine bu versiyona göre Tanrı Kam'ı lanetledi ve onun oğulları, oğullarının oğulları asırlar boyunca kölelik yapmaya mahkum edildiler. Ancak İncil'in değişik versiyonlarından hiçbirisinde Kam'ın zenci olduğu yazmıyor. İncil doğduğunda Afrika'da henüz köle ticareti yapılmıyordu, Kam'ın teninin rengi çok sonraları karardı. Bu kararma ilk kez herhalde on bir ya da on ikinci yüzyılda, Araplar çölün güneyinden köle ticareti yapmaya başlayınca ortaya çıktı. Ancak Kam'ın tamamen kapkara olması muhtemelen on altıncı ya da on yedinci yüzyıla, köleciliğin Avrupa'nın en önemli ticaret kolu olduğu döneme rastlar. O andan itibaren zenci ticareti ilahi bir saygınlık ve sınırsız bir varlık kazanır. Akıl dinin, din de zulmün hizmetindedir: köleler zenci olduğu için, Kam'ın da zenci olması gerekiyordu. Kölelerin çocukları da zenci oldukları için, doğuştan köleliğe yazgılıydılar, zira Tanrı asla hata yapmazdı. Kam ve çocukları, çocuklarının çocukları kıvırcık saçlı, kırmızı gözlü ve dolgun dudaklı olacaklardı; çıplak bir halde korkunç penislerini göstererek ortalıkta dolaşacak, hırsızlık yapmadan duramayacak, efendilerinden nefret edecek, asla doğruyu söylemeyecek ve uyuyarak geçirmeleri gereken zamanı kirli işlere adayacaklardı.
Rodeon
Irkçılığın dinsel olarak ortaya çıkışından çok, dincilerin sonradan egemen sınıfın düdüğünü çalması gibi okudum ben. Zira hangi çağda olursa olsun, siyasal alana giren ve giderek de iktidarı arzulayan dinciler, diğer tüm kifayetsiz muhterisler gibi ellerini kirletmeden bunu başaramıyorlar.