Kütüphane, bütün çağların bütün ülkelerin ölümsüzleri ile dolu. Bu ulular bezmine kabul edilmenin tek şartı, liyakat. Mâbede bayağılar giremez. Diriler naziktir, ölümsüzler titiz.
Alfabenin irili ufaklı tüm harfleriyle yazılan yazılar, hep
-Allah kurtarsın anlamına gelen tümcelerdi. Allah tı onları buraya sokan da, çıkaracak olan da... Girenlerden hiçbiri kendi isteğiyle gelmediğine göre kendilerinde en küçük bir suç bile aramamalıydılar. Boşunaydı sorgular, dayaklar, tutuklamalar, yargılanıp zindanlara atılmalar.
Yüzbaşı Ezgene, büyük bir yükün altında ezilmiş, fakat dik kalmaya azmetmiş yiğit bir insan haliyle ötekilere bakarak: - Kutlu ölülerimizi selamlayalım! dedi. Uçuruma döndüler. Şimdi oradan hafif bir ses geliyordu. Ürperdiler. Bu ses Ötüken'de çok söylenen bir deyişe benziyordu: Ay'ın bahtı karanlık Urungu'nun karadır