Leila

Puan vermedi·375 syf.··
2026 12. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2026 17:49
Okuduklarınızın gözlerinizin önünden bir film şeridi gibi geçtiği, ağlama noktasına geldiğiniz, olaylara müdahale edip farklı bir yön vermek istediğiniz eserler olur ya hani işte öyle muhteşem bir eser Uçurtma Avcısı. İki yakın dost, arkadaş olan Emir ve Hasan’ın bir uçurtma ile hayatları tamamen değişir. İhanet, bazı şeylere karşı olan o derin sessizlik dostluğun yerini alır. Sınıfsal farklılıklar, etnik köken farklılığı, toplum baskısı gibi etmenlerde bu arkadaşlığa ihanetin karışmasına sebep olur. Khaled Hosseini Afganistan’ın coğrafyası, Sovyet işgali, işgal ile yeni Afganistan‘daki değişimlere, savaşın insanlar, çocuklar üzerindeki etkilerine, etnik köken farklılıklarından dolayı dışlanmanın izlerine çok iyi bir şekilde değinmiştir. Allah, Kuran, şeriat kelimelerinin arkasına sığınıp halka zulmedenlere, çocuk istismarcılarına da değinmeden geçmemiştir. Dolayısıyla psikolojik olarak da oldukça dolu dolu bir eser. Gayet sade ve anlaşılır bir dil ile yazılan bu eserde yoğun bir edebi dil bulunmuyor. Yapılan hatalar, geçmişten kaçamamak, vicdan azabı … O vicdan azabından kaçmaya çalışmak yerine belki de yüzleşmek bizi daha olgun , daha umutlu biri yapıyor. Evet bazı hataların geri dönüşü olmuyor ancak bir çocuğun gözlerinde o sevgiyi görme umudu herşeye değer…
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,4bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çarpıcı, mide bulandırıcı, distopik bir eser…
Puan vermedi·232 syf.··
2026 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2026 15:43
Bilinmeyen bir zamanda ölümcül bir virüs sebebiyle hayvan eti tüketimi yasaklanıp tüm hayvanlar itlaf ediliyor. Devlet protein açığını karşılamak için insan eti tüketimini yasallaştırıyor ve ‘özel et’ tabiri ile çiftliklerde insan eti üretiliyor. Olaylar bu kesimhanelerden birinde çalışan Marcos aracılığla anlatılıyor. Kitabı okurken Körlük kitabında hissettiğim bazı duyguları anımsadım. Yazar Körlük’teki gibi koşullar kötüleştiğinde medeniyet denilen o tek dişi kalmış canavarın nasıl çöküşe uğradığını, merhamet kavramının nasıl yok olduğunu gözler önüne seriyor. Toplumsal çöküşü, insanın her şeye uyum sağlayıp nasıl vahşileşebileceğini, bireyin düşünmeden, sorgulamadan itaat edişini çarpıcı bir dil ile aktarıyor. Yazar bu aktarımı da sade dil ve duygusuz bir anlatım ile yapıyor ve bu duygusuz anlatım ile asıl amacına ulaşıyor . Rahatsız edici, mide bulandırıcı kısımları olduğu için hassas okurların dikkatine! “Salaklaşma. Bizi kontrol ettiklerinin farkında değil mi­sin? Birbirimizi yememizle nüfus fazlalığını, fakirliği, suç oranını denetim altına alıyorlar, daha sayayım mı, bunu görmüyor musun?" “Bu dünyadaki tüm kötülüklerin sebebi insandır. Bizler kendi kendimizin virüsüyüz.”
Leziz KadavralarAgustina Bazterrica · Çınar Yayınları · 20202,431 okunma
Puan vermedi·208 syf.··
2026 2. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 17:34
“Babam bahçıvandı.Şimdi bir bahçe.” Uzun zamandır okuduğum en iyi giriş cümlesi.Aynı zamanda tek bir cümle ile tüm kitabın özeti. Georgi Gospodinov’un babasının hayatını ve hastalık sürecini, vefatını, sonrasındaki yas sürecini içten duygularla anlattığı eseri Bahçıvan ve Ölüm Ölüm kimin için son? Kalan için mi, giden için mi? Peki kalanlara yüklenen o ağır özlem… Yazar ölümün kaçınılmazlığından, acıdan, yas sürecinden samimi ve yalın bir dil ile bahsediyor. Yas sürecinde neler hissettiğini, hayatının bir şekilde devam etmek zorunda olduğunu bir sohbet havasında aktarıyor okura. Yer yer anılarına yer verdiği için sizi kedere boğmaktan ziyade o havayı dağıtıp derinden sarsılmanıza izin vermiyor. Bu özelliği ile de ödüllü bir yazar oluşunu kanıtlıyor. Yeri doldurulamayacak kayıplar yaşamış ya da zorlu bir hastalık sürecine şahitlik etmiş kişileri derinden sarsacak bir kitap.Yakın bir zamanda bu kaybı yaşamış biri olarak beni oldukça etkiledi.Ancak hiç kayıp yaşamamış kişiler de okumalı ki varlığı hayatımızı dolduran insanların değerini anlayalım. “Ve kelimelere inanan ben, kelimesiz kalmıştım..”
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,6bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2025 80. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 19 Aralık 2025 01:35
Zülfü Livaneli’nin tarihi bir roman olarak değil de, tarihi olayların geçtiği bir roman olarak görmemizi istediği romanıdır Engereğin Gözü. Eserde küçük yaşlarda Afrika’dan köle olarak getirilip hadım edilen ve zamanla sarayda Hadımağalığı’na kadar yükselen bir çocuğun gözünden taht oyunları anlatılıyor. Hadımağa’sının kendini bazen tam bazen eksik görmesi, bazen adil olduğunu düşünüp bazen de yanlışlar yaptığını kabul etmesi, bazen hakettiği yerde olduğunu bazen de hakettiği değeri ve konumu görmediğini düşünmesi insan psikolojisinin gelgitlerini yoğun bir şekilde gözler önüne seriyor. Adalet kavramı, köle-efendi ilişkisi, koltuk sevdası, liderlik gücü ve hırsı, güç ile gelen zalimlik ve acımasızlık gibi pek çok konu romanda yer alıyor. Akıcı üslubu sayesinde tek solukta okunabilecek güzel bir Livaneli eseri.
Engereğin GözüZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202124,8bin okunma
Puan vermedi·190 syf.··
2025 74. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2025 17:24
Zaman ,mekan değişse de küçücük bir çocuğun gözünden büyük acılara şahit olmamız hiç değişmeyecek sanırım… Onca Yoksulluk Varken, Romain Gary (Emile Ajar)’a Goncourt Edebiyat ödülünü ikinci kez kazandıran bir eser. Momo ve Madam Rosa… Onca yoksulluğun, sevgisizliğin, yalnızlığın ortasında bu değerlerin eksikliklerini birbirinde tamamlayan, birbirine sevgiyle tutunan iki insanın hikayesi. Momo, küçük yaşta dünyayı anlamaya çalışan ve bir yetişkin gibi herşeyin farkına varan, merhamet dolu bir çocuk. Madam Rosa, biyolojik olmasa bile anne kelimesinin anlamını Momo’ya tattıran, ona sevgiyle bağlanan ruhu yaralı ve yaşlı bir kadın. Aralarındaki ilişki iki insanın birbirine sevgiyle bağlanmasının en güzel örneğidir. Yazar eseri Momo’nun gözünden yalın bir dil ile anlatmaktadır.Momo’nun gözünden anlatılması da duygusal yoğunluğu arttırmıştır. Yazar, Momo’nun dünyası ile ölüm, yalnızlık, sevgisizlik, merhamet gibi pek çok kavramın altını çizer.Romanda din, dil, ırk farkının önemsizliği bir kez daha gözler önüne serilir. Yoksulluk kavramı ile maddi yoksulluğun yanı sıra sevgiye duyulan açlık da anlatılır.
Onca Yoksulluk VarkenRomain Gary (Emile Ajar) · Sel Yayıncılık · 20225,8bin okunma